İçeriğe geç

Ceza Hukuku

Denetimli Serbestlik ve Koşullu Salıverilme Şartları

5275 sayılı İnfaz Kanunu'na göre koşullu salıverilme oranları (1/2, 2/3, 3/4), denetimli serbestlik şartları, açık cezaevine geçiş ve müddetnameye itiraz usulü hakkında hukuki makale.

12 dk okumaYazan: Av. Mustafa Durukan

Ceza yargılamasında hükmün kesinleşmesiyle birlikte başlayan infaz aşaması, en az davanın esası kadar kritik ve teknik bir süreçtir. Türk ceza sisteminde sanığa verilen hapis cezasının tamamı kapalı cezaevinde infaz edilmez. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun uyarınca; hükümlünün kurumdaki tutumu, işlediği suçun niteliği ve tekerrür durumu gibi faktörler değerlendirilerek koşullu salıverilme (şartlı tahliye) ve denetimli serbestlik kurumları işletilir.

Ancak uygulamada, Cumhuriyet Başsavcılıkları İnfaz Büroları tarafından düzenlenen müddetnamelerde (yatar hesaplamalarında) yapılan maddi veya hukuki hatalar, hükümlülerin aylar hatta yıllar boyunca haksız yere fazladan hapis yatmasına neden olmaktadır. Bu makalede, infaz rejiminin temel dinamikleri ve hukuka aykırı infaz işlemlerine karşı İnfaz Hâkimliği nezdinde izlenmesi gereken hukuki stratejiler teknik boyutuyla ele alınmıştır.

5275 Sayılı İnfaz Kanunu’na Göre Koşullu Salıverilme (Şartlı Tahliye) Oranları

Koşullu salıverilme, mahkemece hükmolunan cezanın kanunda belirtilen kısmını cezaevinde iyi halli olarak geçiren hükümlünün, cezasının kalan kısmını dışarıda tamamlamasına olanak tanıyan bir sistemdir.

  • Genel Kural (1/2 İnfaz Oranı): 30 Mart 2020 tarihinden sonra işlenen ve istisnai suçlar kapsamına girmeyen genel nitelikli suçlarda, hükmedilen hapis cezasının yarısı (%50'si) infaz edilir.
  • İstisnai Suçlarda Ağırlaştırılmış İnfaz (2/3 ve 3/4 Oranları): Kasten adam öldürme, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti (TCK m. 188), terör suçları ve örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarda infaz oranları kanunla ağırlaştırılmıştır. Bu suç tiplerinde koşullu salıverilme oranı, suç tarihine ve failin çocuk olup olmadığına göre 2/3 veya 3/4 olarak uygulanmaktadır.
  • Mükerrirlere Özgü İnfaz Rejimi (TCK m. 58): Hükümlünün adli sicil kaydında daha önceden kesinleşmiş bir hapis cezası bulunuyorsa ve tekerrür şartları oluşmuşsa, infaz oranı kural olarak artırılır. Savunma stratejisi açısından en hayati nokta şudur: İkinci kez tekerrür (mükerrirliğin mükerriri) durumunda koşullu salıverilme hükümleri kesinlikle uygulanmaz; hükümlü cezasının tamamını (bihakkın tahliye yani hak ederek tahliye tarihine kadar) kapalı ceza infaz kurumunda çeker. Bu nedenle, davanın kovuşturma aşamasında sanığın tekerrüre esas alınan eski sabıkasının hukuka uygunluğu titizlikle denetlenmelidir.

İdare ve Gözlem Kurulu Kararları: İyi Hal Şartı ve İptal Davaları

Eski infaz rejiminde iyi hal, kurum kurallarına uymakla otomatik kazanılan bir statü iken; 2021 yılında yürürlüğe giren yeni yönetmelikle bu durum tamamen değiştirilmiştir. Artık hükümlünün koşullu salıverilme veya denetimli serbestlik hakkından yararlanabilmesi için İdare ve Gözlem Kurulu (İGK) tarafından mülakat ve puanlama usulüyle verilecek

iyi halli olduğuna dair karara ihtiyaç vardır.

Uygulamada İGK kurulları, hükümlü hiçbir disiplin cezası almamış dahi olsa; pişmanlık göstermediği, kurum içi etkinliklere yeterince katılmadığı, dışarıdaki hayata uyum sağlayamayacağı gibi son derece soyut ve matbu gerekçelerle iyi hal kararı vermemekte ve tahliyeleri 3 ay, 6 ay veya 1 yıl sürelerle ertelemektedir.

Savunma Stratejisi: İdare ve Gözlem Kurulu'nun soyut gerekçelere dayanan, gerekçelendirilmemiş ve kopyala yapıştır nitelikte matbu red kararlarına karşı, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde İnfaz Hâkimliği'ne şikâyet/itiraz yoluna başvurulması zorunludur. Uzman bir müdafi tarafından hazırlanan ve hükümlünün gelişim puanlarını, kuruma uyumunu somut verilerle ortaya koyan şikâyet dilekçeleri neticesinde, İnfaz Hâkimlikleri bu keyfi kurul kararlarını iptal etmekte ve hükümlünün tahliyesinin önünü açmaktadır.

Kapalıdan Açık Ceza İnfaz Kurumuna Ayrılma Şartları

Denetimli serbestlik hakkından faydalanabilmenin ön şartı, hükümlünün açık ceza infaz kurumuna geçmeye hak kazanmış olmasıdır. Kural olarak:

  • Kasıtlı suçlarda 3 yıl ve altı, taksirli suçlarda 5 yıl ve altı hapis cezası alanlar doğrudan açık cezaevine teslim olurlar.
  • Daha yüksek cezası olanlar ise, cezalarının kural olarak onda birini (1/10) kapalı ceza infaz kurumunda iyi halli olarak geçirdikten ve koşullu salıverilmesine belirli bir süre (suç tipine göre 7 veya daha az yıl) kaldıktan sonra açık cezaevine ayrılma hakkı kazanırlar.
  • Önemli Not: Terör suçları gibi bazı istisnai suç tiplerinde doğrudan açığa ayrılma yasağı bulunmaktadır. Açığa ayrılma talebinin cezaevi idaresince haksız reddi halinde de derhal İnfaz Hâkimliğine şikâyet yoluna gidilmelidir.

Müddetname (Yatar Hesaplaması) Nedir ve Nasıl İtiraz Edilir?

Müddetname, Cumhuriyet Savcılığı İnfaz Bürosu tarafından düzenlenen; hükümlünün cezaevine giriş tarihi, gözaltında/tutuklulukta geçirdiği sürelerin mahsubu, koşullu salıverilme tarihi ve bihakkın tahliye tarihini gösteren resmi yatar hesaplama belgesidir.

Müddetnamede Sıklıkla Yapılan ve İtiraza Konu Edilen Hatalar:

  1. Mahsup Hataları (TCK m. 63): Hükümlünün başka bir dosyadan beraat etmiş olsa dahi yattığı eski tutukluluk sürelerinin, infaz edilen mevcut cezadan mahsup edilmesini(düşülmesini) gerektiğinin dikkate alınmaması.
  2. Yanlış Oran Uygulaması: Suç tarihine göre failin lehine olan kanun dikkate alınmayarak 1/2 oran uygulanması gerekirken 2/3 uygulanması.
  3. Tekerrürün Hatalı İşletilmesi: Yasal şartları taşımayan (örneğin infazı üzerinden 3 yıl geçmiş) sabıka kayıtlarının tekerrüre esas alınarak yatarın uzatılması.

Müddetnamenin hükümlüye tebliğ edilmesiyle birlikte, süresiz olarak İnfaz Hâkimliğine Müddetnameye İtiraz (İnfazın Düzeltilmesi) davası açılabilir. İnfaz hâkimi, evrak üzerinden yapacağı incelemeyle savcılığın hatalı hesaplamasını iptal ederek, hükümlünün derhal tahliyesine dahi karar verebilir.

denetimli serbestlik ve koşullu salıverme şartları hakkındaki hukuki makalede kullanılan haksız infaz süreçlerine itiraz edilmesini belirten görsel

Hastalık, Engellilik ve Gebelik Nedeniyle İnfazın Ertelenmesi (5275 s. Kanun m. 16)

Hapis cezasının infazı, hükümlünün hayatı için kesin bir tehlike teşkil ediyorsa (kanser, ileri derece kalp yetmezliği, ağır engellilik vb.), cezanın infazı iyileşinceye kadar ertelenebilir. Bu süreç, doğrudan Adli Tıp Kurumu (ATK) raporu ve Cumhuriyet Başsavcılığı'nın takdiriyle yürütülür. Ayrıca, gebe olan veya altı aydan küçük bebeği olan kadın hükümlülerin cezalarının infazı, kanun gereği altı ay (gerekirse daha fazla) ertelenmek zorundadır. Bu taleplerin usulüne uygun ve eksiksiz bir tıp/hukuk dosyasıyla savcılığa sunulması, ret kararlarında ise derhal İnfaz Hâkimliğine gidilmesi hayati önem taşır.

Denetimli Serbestlik Yükümlülüklerinin İhlali ve Kapalı Cezaevine İade (İnfazın Yanması)

Denetimli serbestlik, halk arasında genellikle bir af veya cezanın tamamen silinmesi olarak algılansa da, hukuken cezanın cezaevi duvarları dışında, devletin gözetimi altında infaz edilmeye devam edilmesidir. Hükümlü tahliye edildikten sonra Denetimli Serbestlik Müdürlüğü'ne başvurmak, belirlenen periyotlarda imza atmak, zorunlu seminerlere katılmak veya uyuşturucu suçlarında tedavi/denetim testlerine temiz bir şekilde girmek zorundadır. Bu yükümlülüklerin yerine getirilmesi katı kurallara bağlanmıştır.

Uygulamada hükümlüler çoğunlukla iş hayatının yoğunluğu, sağlık sorunları veya ihmal neticesinde imza yükümlülüklerini aksatmaktadır. İnfaz Kanunu ve ilgili yönetmelikler gereğince; yükümlülüğün haklı bir mazeret olmaksızın iki kez üst üste ihlal edilmesi (ısrar), elektronik kelepçenin kasten bozulması veya denetim süresi içinde kasıtlı yeni bir suç işlenmesi halinde denetimli serbestlik kararı geri alınır. Bu durum halk arasında infazın yanması olarak bilinir ve kişi doğrudan kapalı ceza infaz kurumuna iade edilir.

Bu aşamada hukuki müdahale hayati önem taşır. Denetimli Serbestlik Müdürlüğü'nün ihlal bildirimine istinaden İnfaz Hâkimliği tarafından verilen kapalı kuruma iade kararlarına karşı süresi içinde itiraz edilmelidir. Savunma makamının burada sunacağı; hastane kayıtları, SGK işe giriş belgeleri, resmi kurum yazışmaları veya kazayı gösterir raporlar gibi mücbir sebep (zorlayıcı neden) teşkil eden deliller, iade kararının iptalini sağlayabilir. Geçerli bir tebligat usulü işletilmeden (Örn: Mernis adresine doğrudan Tebligat Kanunu m. 21/2 yapılması gibi usulsüzlüklerle) hükümlünün ihlalden sorumlu tutulması Yargıtay kararlarıyla hukuka aykırı bulunduğundan, usul hatalarının tespiti doğrudan özgürlük sonucunu doğurur.

Denetimli serbestlik sürecinde karşılaşılan en kritik ve tartışmalı hususlardan biri de, hükümlü hakkında bu süre zarfında yeni bir kasıtlı suçtan dolayı kamu davası açılması durumudur. İnfaz Kanunu'nun 105/A-7 maddesi uyarınca yeni bir suç isnadının henüz kesinleşmiş mahkûmiyet kararı (beraat ihtimali) olmadan doğrudan infazı yakıp yakmayacağı hususu, Anayasa'nın temel ilkelerinden olan masumiyet karinesi ile ciddi bir çatışma yaratmaktadır. Uygulamadaki bu büyük hukuki boşluk ve İnfaz Hâkimliklerinin takdir yetkisi hakkındaki derinlemesine analizimiz için, daha önce Hukuki Haber portalında yayımlanan5275 Sayılı Kanunun 105/A-7 Maddesinin Masumiyet Karinesi Kapsamında Değerlendirilmesi başlıklı makalemizi inceleyebilirsiniz.

Açık Cezaevinden İzin İhlali, Firar Suçu ve Disiplin Cezalarının İnfaza Etkisi

Kapalı ceza infaz kurumundan açık cezaevine geçiş, hükümlüye yol izni, mazeret izni ve özel izin gibi dış dünya ile temas kurabileceği önemli haklar sağlar. Ancak açık cezaevindeki bu nispi serbestlik, katı zaman sınırlarına tabidir. Hükümlünün kendisine tanınan izin süresi bittiğinde, kurumca verilen belgede yazan saatte nizamiyeden giriş yapması emredici bir kuraldır. Ulaşım aksaklıkları veya keyfi gecikmeler, çok ağır hukuki yaptırımları beraberinde getirir.

İzin süresinin bitmesine rağmen kuruma geç teslim olma durumu, gecikilen süreye göre idari ve adli iki farklı sonuç doğurur. Belirli bir saate kadar olan gecikmelerde açık cezaevi disiplin kurulu devreye girerek hücreye koyma veya etkinliklerden men gibi disiplin cezaları verir. Ancak gecikme kanuni sınırı (kural olarak 2 gün) aşarsa, hükümlü hakkında ayrıca 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 292 uyarınca Hükümlü veya Tutuklunun Kaçması (Firar) suçundan yeni bir kamu davası açılır. Bu durum hem mevcut infazı yakar hem de sicile yeni bir hapis cezasının eklenmesine neden olur.

Disiplin cezası alınması veya firar tutanağı tutulması, hükümlünün iyi hal statüsünü anında ortadan kaldırır. İyi halin kalkması demek, koşullu salıverilme (şartlı tahliye) ve denetimli serbestlik haklarının tamamının iptal olması ve cezanın kalan yıllarının son güne kadar kapalı cezaevinde çekilmesi demektir. Uzman bir ceza avukatının bu noktadaki görevi; disiplin kurulu kararlarına karşı İnfaz Hâkimliği'ne itiraz etmek, gecikmenin hükümlünün iradesi dışında gerçekleştiğini (kaza, doğal afet, acil hastane yatışı vb.) ispatlamak ve disiplin cezasını kaldırtarak hükümlüyü yeniden açık cezaevi veya denetimli serbestlik statüsüne kavuşturmaktır.

Suç Tarihinin Önemi ve Geçici İnfaz Kanunları (Af ve İnfaz İndirimleri)

İnfaz hukukunun en önemli noktalarından birisi de suç tarihi ve lehe kanun prensiplerinin birlikte uygulanmasıdır. Ceza yargılamasında kural; hükümlünün lehine olan (daha az cezaevinde kalmasını sağlayan) kanunun, suç tarihinden sonra yürürlüğe girmiş olsa dahi geriye yürüyerek uygulanmasıdır. Bu nedenle 2019 yılında işlenen bir suç ile 2023 yılında işlenen aynı suçun cezaevi yatar süresi, araya giren yasal düzenlemeler nedeniyle birbirinden tamamen farklı olabilmektedir.

Kamuoyunda Yargı Paketleri veya Af Yasaları olarak bilinen hukuki metinler (Örneğin Covid düzenlemesi, 7242 sayılı Kanun veya 7456 sayılı Kanun Geçici 10. Madde düzenlemeleri), infaz sistemine dönemsel olarak büyük değişiklikler getirmiştir. Bu geçici maddelerle; belirli tarihlerden önce işlenen (terör, uyuşturucu, cinsel suçlar ve kasten öldürme gibi istisnalar hariç) genel suçlarda, denetimli serbestlik süresi 1 yıldan 3 yıla çıkarılmış veya hükümlülere cezalarının belirli bir kısmını cezaevinde geçirmeden doğrudan tahliye olma (açığa ayrılma ve denetimliğe geçme) imkânı tanınmıştır.

Savcılık İnfaz Büroları, aşırı dosya yükü ve otomasyon (UYAP) hesaplamaları nedeniyle, sanığın durumuna tam uyan ve tahliyesini gerektiren bu geçici lehe maddeleri sıklıkla gözden kaçırabilmektedir. Sadece standart 1/2 veya 2/3 oranları üzerinden yapılan matbu bir müddetname, hükümlünün yıllarını haksız yere cezaevinde geçirmesine neden olabilmektedir. Bu noktada, suç tarihi, kesinleşme tarihi ve araya giren tüm geçici infaz yasalarını kapsayan teknik bir lehe kanun karşılaştırma tablosu hazırlamak; bunu İnfaz Hâkimliğine sunarak mevcut müddetnamenin iptalini ve yeni yasalar ışığında hükümlünün derhal tahliyesini talep etmek son derece elzemdir.

Yasal Uyarı ve Hukuki Danışmanlık - İnfaz Uzmanlığı

İnfaz hukuku; suç tarihleri, yürürlüğe giren lehe kanun değişiklikleri (yargı paketleri) ve tekerrür hükümlerinin iç içe geçtiği son derece karmaşık bir matematik ve hukuk alanıdır. Cumhuriyet Savcılığı tarafından düzenlenen bir müddetnamedeki tek bir hesap hatası veya Gözlem Kurulu'nun matbu bir kötü hal kararı, aylarca veya yıllarca fazladan kapalı cezaevinde kalmanıza neden olabilir.

Ceza yatarınızın (müddetnamenizin) uzman bir gözle yeniden hesaplanması, haksız Kurul kararlarının İnfaz Hâkimliği nezdinde iptal edilmesi ve açığa ayrılma/denetimli serbestlik işlemlerinizin hukuka uygunluğunun denetlenmesi için büromuzla iletişime geçerek profesyonel infaz hukuku danışmanlığı alabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular (İnfaz ve Denetimli Serbestlik)

1. 3 yıl, 4 yıl veya 5 yıl ceza alan biri ne kadar yatar?

İstisnai suçlar hariç olmak üzere, 30 Mart 2020 sonrası işlenen genel suçlarda infaz oranı cezanın yarısıdır (1/2). 3 yıla kadar cezalarda kural olarak kişi doğrudan açığa ayrılıp denetimli serbestlikle tahliye edilebilir. 4 ve 5 yıllık cezalarda ise kısa süreli kapalı veya açık cezaevi yatarı sonrasında denetimli serbestlik hakkı doğar. Kesin yatar süresi, suç tarihine ve tekerrür durumuna göre hesaplanır.

2. Müddetname (yatar hesaplaması) ne zaman gelir?

Hakkınızdaki ceza kararı kesinleştikten sonra mahkeme dosyayı savcılık İnfaz Bürosuna gönderir. Şahıs cezaevine teslim edildikten sonra genellikle 1-2 hafta içinde, savcılık tarafından düzenlenen ve koşullu salıverilme (tahliye) tarihlerini içeren müddetname hükümlüye tebliğ edilir.

3. İnfaz hesaplaması (müddetname) yanlışsa nereye itiraz edilir?

Müddetnamede lehe kanunun uygulanmadığı, yatar oranının yanlış hesaplandığı veya eski tutukluluk sürelerinin mahsup edilmediği düşünülüyorsa, süresiz olarak infazın yapıldığı yer İnfaz Hâkimliğine yazılı olarak şikâyet/itiraz başvurusunda bulunulabilir.

4. Kapalı cezaevinden açık cezaevine ne zaman geçilir?

Taksirli suçlarda 5 yıl, kasıtlı genel suçlarda ise 3 yıl ve altı hapis cezası alanlar kural olarak doğrudan açık cezaevine alınır. Daha yüksek cezalarda ise; toplam cezanın 1/10'unun (onda birinin) kapalı cezaevinde iyi halli olarak geçirilmesi ve tahliyeye kanunda belirtilen sürenin kalmış olması gerekir.

5. İkinci kez mükerrir ne anlama gelir, infazı nasıldır?

Hükümlünün daha önce tekerrür (sabıka) hükümleri uygulanarak ceza aldığı bir dosyası varken, tekrar suç işlemesi ve yine tekerrür uygulanması durumudur. İkinci kez mükerrirlerde koşullu salıverilme (şartlı tahliye) hakkı yoktur. Verilen hapis cezasının tamamı, son gününe kadar kapalı kurumda çekilir.

6. Denetimli serbestlikte imza atılmazsa (ihlal) ne olur?

Haklı ve resmi bir mazeret (hastane yatışı, ağır kaza vb.) olmaksızın imza, seminer veya tedavi yükümlülüklerinin iki kez üst üste ihlal edilmesi (ısrar) halinde, denetimli serbestlik kararı İnfaz Hâkimliğince iptal edilir. Hükümlü, cezasının geri kalanını çekmek üzere kapalı cezaevine geri gönderilir.

7. Cezaevi İdare ve Gözlem Kurulu iyi hal vermezse ne yapılmalıdır?

Yeni infaz sistemine göre koşullu salıverilme veya açığa ayrılma için Kurulun iyi halli kararı vermesi şarttır. Kurul olumsuz karar vererek tahliyeyi ertelerse, bu idari karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde İnfaz Hâkimliğine itiraz edilmelidir. Aksi takdirde tahliye aylarca uzar.

8. İstisnai suçlarda (Uyuşturucu, Cinsel, Terör) infaz oranı kaçtır?

Uyuşturucu madde ticareti (TCK 188), cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar ve terör suçlarında infaz oranı genel suçlardaki gibi 1/2 değil; suç tarihine ve niteliğine göre 2/3 veya 3/4 olarak uygulanır. Bu suçlarda doğrudan açığa ayrılma ve denetimli serbestlik şartları çok daha ağırdır.

9. Açık cezaevinden izne çıkıp dönmemenin cezası nedir?

Açık cezaevinden izinli çıkıp mazeretsiz olarak zamanında dönmeyen (kural olarak 2 günü aşan) veya kurumdan firar eden hükümlüler hakkında ayrıca TCK m. 292 uyarınca Hükümlü veya Tutuklunun Kaçması suçundan yeni dava açılır. Kişinin iyi hal statüsü iptal edilir ve mevcut cezasının geri kalanı kapalı cezaevinde infaz edilir.

10. Gözaltı ve tutuklulukta geçen süreler cezadan düşülür mü?

Evet. TCK m. 63 uyarınca, hüküm kesinleşmeden önce şüphelinin/sanığın gözaltında veya tutuklulukta geçirdiği tüm süreler, kesinleşen hapis cezasından mahsup edilir (düşülür). Hükümlü daha önce başka bir dosyadan beraat etmiş olsa dahi, o dosyada yattığı haksız tutukluluk süresini mevcut cezasından mahsup ettirebilir.


Bu konuda hukuki desteğe mi ihtiyacınız var?

İletişim