İçeriğe geç

Ticaret Hukuku

Ankara ticaret avukatı olarak şirket kuruluşu, ticari davalar, alacakların zamanında tahsili, sözleşmeler, konkordato ve haksız rekabet uyuşmazlıklarında profesyonel hukuki danışmanlık ve temsil hizmetleri sunuyoruz.

Ankara ticaret avukatı, şirketler hukuku, kurumsal danışmanlık, ticari uyuşmazlıklar ve sözleşme hizmetleri


Ankara Ticaret Avukatı & Şirketler Hukuku Danışmanlığı

Ticari hayatın hızlı ve karmaşık yapısı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) ve ilgili mevzuat çerçevesinde şirketlerin ve tacirlerin hukuki süreçlerini eksiksiz yönetmesini zorunlu kılar. Şirket kuruluşundan sözleşme akdetmeye, ortaklar arası uyuşmazlıklardan ticari alacak davalarına kadar her aşamada önleyici ve koruyucu adımlar atılmalıdır. Bu süreçte uzman bir Ankara ticaret avukatı ile çalışmak, ticari rizikoları minimize eder ve şirket varlıklarını güvence altına alır.

Büromuz; şahıs ve sermaye şirketlerine (Anonim ve Limited Şirketler) profesyönel hukuki danışmanlık sunmanın yanı sıra Asliye Ticaret Mahkemeleri nezdinde açılan davalarda hukuki temsil hizmeti de sunmaktadır.

Ankara Ticaret Avukatı Kapsamında Sunduğumuz Hizmetler

Ticaret hukukunda uyuşmazlık henüz doğmadan önlem almak (önleyici hukuk), dava sürecinde ise doğru delil ve sözleşme kurgusunu sunmak esastır. Deneyimli bir Ankara ticaret avukatı rehberliğinde yürüttüğümüz temel hizmet başlıkları şunlardır:

1. Şirketler Hukuku ve Kurumsal Danışmanlık

  • Şirket Kuruluşu ve Ana Sözleşme: Şirket türünün tespiti, ana sözleşmelerin hazırlanması, tescil ve ilan süreçlerinin yürütülmesi.
  • Genel Kurul ve Yönetim Kurulu İşlemleri: Genel kurul toplantılarının organizasyonu, kararların iptali davaları ve yönetim kurulu üyelerinin hukuki/cezai sorumluluklarında hukuki danışmanlık.
  • Sermaye Artırımı ve Hisse Devri: Şirket birleşme, devralma (M&A), tür değiştirme ve hisse devri sözleşmelerinin hukuki süzgeçten geçirilerek kurgulanması.

2. Ticari Dava ve Alacak Takipleri

  • Ticari Alacak ve Cari Hesap Davaları: Fatura, cari hesap ekstreleri ve teslim belgelerine dayalı alacakların tahsili ve açılan itirazın iptali davaları.
  • Kambiyo Senetlerine Özgü Takip: Çek, senet ve poliçeden doğan alacakların icra takibine konulması, karşılıksız çek ve imza itirazı süreçlerinin takibi.

3. Ticari Sözleşmelerin Hazırlanması ve Denetimi

  • Sözleşme Tasarımı: Distribütörlük, bayilik, acentelik, lisans, gizlilik (NDA) ve tedarik sözleşmelerinin kurumsal riskler gözetilerek kaleme alınması.
  • Sözleşmeden Doğan Uyuşmazlıklar: Sözleşmenin ihlali, cezai şart takibi ve fesih ihtarnamelerinin yönetimi.

Ankara Ticaret Avukatı Uzmanlık Alanındaki Başlıca Uyuşmazlıklar

  • Zorunlu Ticari Arabuluculuk: Konusu bir miktar paranın ödenmesi olan ticari alacak ve tazminat taleplerinde dava şartı olan arabuluculuk görüşmelerinin pragmatik bir şekilde yürütülmesi.
  • Haksız Rekabet Davaları: Dürüstlük kuralına aykırı ticari uygulamalar, sırların ifşası veya taklitçilik durumlarında açılacak haksız rekabetin tespiti ve men'i davalarında hukuki temsil.
  • Konkordato ve İflas Süreçleri: Borca batık şirketlerin sermaye kaybı/borca batıklık durumlarının tespiti, konkordato projesi hazırlığı ve iflas davalarında danışmanlık.
  • Ortaklıktan Çıkarma ve Şirketin Feshi: Haklı nedenle şirketin feshini talep etme veya ortağın şirketten çıkarılması davalarında hukuki süreç yönetimi.

Ankara Ticaret Avukatı İle Çalışmak Neden Hayatidir?

Ticari davalar; genel hukuk davalarına kıyasla daha sıkı tacir basireti ilkelerine ve özel usul kurallarına (zorunlu arabuluculuk, ticari defterlerin delil olması vb.) tabidir. Bir Ankara ticaret avukatı ile çalışmak size şu teknik avantajları sağlar:

  • Tacir Basireti ve Risk Yönetimi: Basiretli bir iş insanı gibi davranma yükümlülüğü nedeniyle yapılan en ufak bir sözleşme hatası ağır tazminat yükleri doğurabilir. Uzman bir Ankara ticaret avukatı bu riskleri önceden bertaraf eder.
  • Ticari Defter ve Kayıtların Hukuki Gücü: Ticari defterlerin lehe delil sayılabilmesi için tutulma ve açılış/kapanış onay sürelerine dikkat edilmesi gerekir; süreçlerin bir Ankara ticaret avukatı ile takibi hak kaybını önler.

Ankara Ticaret Avukatı İletişim ve Danışmanlık

Ankara merkezli büromuz; başta Ankara ve İstanbul olmak üzere Türkiye'nin tüm illerinde Asliye Ticaret Mahkemeleri , Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) ve Yargıtay nezdinde Ticaret avukatı olarak hizmet vermektedir. Şirketinizin hukuki altyapısını güçlendirmek veya ticari uyuşmazlıklarınızı çözüme kavuşturmak için büromuzla iletişime geçebilirsiniz.

Mevcut ticari davalarınızı değerlendirmek ve sürekli kurumsal danışmanlık hizmeti almak için Ankara ticaret avukatından profesyonel destek alabilirsiniz.

Ticari Davalarda Görevli Mahkeme Nasıl Belirlenir?

Ticari bir uyuşmazlık yaşandığında ilk sorulması gereken sorulardan biri “Hangi mahkemede dava açılmalı?” sorusudur. Her ticari nitelikteki uyuşmazlığın otomatik olarak Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görev alanına girdiği düşüncesi doğru değildir.

Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesi kapsamında ticari davalar bakımından farklı kategoriler bulunmaktadır. Özellikle mutlak ticari dava ile nispi ticari dava ayrımının doğru yapılması gerekir. Adalet Bakanlığı'nın ticari uyuşmazlıklara ilişkin eğitim materyallerinde de bu ayrım açıkça ortaya konulmaktadır.

Mutlak Ticari Dava Nedir?

Tarafların tacir olup olmadığına veya uyuşmazlığın ticari işletmeyle bağlantısına bakılmaksızın kanun gereği ticari dava kabul edilen uyuşmazlıklar mutlak ticari dava niteliğindedir.

Buna karşılık nispi ticari davalarda, kural olarak tarafların tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekir. Güncel yargı kararlarında da bu iki kriterin birlikte aranması gerektiği vurgulanmaktadır.

Bu ayrım yalnızca teorik değildir. Yanlış görevli mahkemede dava açılması, yargılamanın başında önemli usul sorunlarına neden olarak yargılama sürecinin daha fazla uzamasına neden olabilmekte, enflasyonist ortamda hukuki alacağın değer kaybetmesine sebep olmaktadır.

Bu nedenle Ankara ticaret avukatı desteği alınırken uyuşmazlığın yalnızca ticari olup olmadığı değil, TTK m. 4 ve m. 5 kapsamında hangi mahkemenin görevli olduğu ayrıca değerlendirilmelidir.

Ticari Dava ile Ticari İş Aynı Şey Değildir

Şirket sahiplerinin sıklıkla yaptığı hatalardan biri “Bu işlem ticari iş olduğuna göre dava da ticaret mahkemesinde açılır.” düşüncesidir.

Oysa TTK'daki ticari iş karinesi, tek başına her uyuşmazlığı ticari dava haline getirmez.

Örneğin taraflardan yalnızca birinin tacir olması veya sözleşmenin bir taraf bakımından ticari iş niteliğinde bulunması, her durumda Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevli olduğu anlamına gelmez. Güncel mahkeme kararlarında da TTK m. 19/2'deki ticari iş karinesinin görevli mahkemenin belirlenmesinde tek başına yeterli olmadığı kabul edilmektedir.

Bu nedenle dava açılmadan önce şu soruların birlikte cevaplanması gerekir:

  • Davacı tacir mi?
  • Davalı tacir mi?
  • Tarafların ticari işletmesi bulunuyor mu?
  • Uyuşmazlık her iki ticari işletmeyle bağlantılı mı?
  • Uyuşmazlık TTK'da mutlak ticari dava olarak düzenlenmiş mi?
  • Özel bir kanun nedeniyle uyuşmazlık ticari dava sayılıyor mu?
  • Tüketici mahkemesi, iş mahkemesi veya başka bir özel görevli mahkeme söz konusu mu?

Bu inceleme, özellikle ticari alacak davası, itirazın iptali, menfi tespit ve sözleşmeden kaynaklanan ticari uyuşmazlıklarda kritik önem taşır.

Ticari Alacak Davası Açmadan Önce Yapılması Gerekenler

Bir şirketin müşterisinden veya başka bir şirketten alacağı bulunduğunda doğrudan dava açılması her zaman en doğru strateji değildir.

Öncelikle alacağın hukuki kaynağı belirlenmelidir:

Fatura → Sözleşme → Teslim/İrsaliye → Cari hesap → Mutabakat → İhtar → Arabuluculuk → İcra/Dava şeklinde bir süreç zinciri oluşturulması, ileride ortaya çıkabilecek uyuşmazlık bakımından büyük önem taşır.

Özellikle yalnızca faturaya dayanarak açılan davalarda yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca faturanın tek başına malın teslim edildiğini veya hizmetin eksiksiz ifa edildiğini her durumda ispatlamayacağı unutulmamalıdır.

Bu nedenle;

  • sözleşmeler,
  • sipariş formları,
  • e-faturalar,
  • e-arşiv faturalar,
  • sevk irsaliyeleri,
  • teslim tutanakları,
  • banka dekontları,
  • cari hesap mutabakatları,
  • e-posta yazışmaları,
  • WhatsApp yazışmaları,
  • KEP kayıtları,
  • ticari defterler,
  • tanık anlatımları, birlikte değerlendirilmelidir.

Ankara ticaret avukatı tarafından yapılacak dava öncesi dosya analizi, yalnızca “alacağımız var mı?” sorusuna değil, “Bu alacağı hangi delillerle ve hangi hukuki sebeple ispatlayabiliriz?” sorusuna da cevap aramaktadır.

Ticari Alacaklarda Arabuluculuk Başvurusu Neden Kritik?

Ticari uyuşmazlıkların önemli bir bölümünde dava açılmadan önce arabuluculuk sürecinin tamamlanması gerekir.

Özellikle para alacağı, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davaları bakımından TTK m. 5/A kapsamındaki dava şartı arabuluculuk hükümleri önem taşımaktadır. 2023 yılında yapılan kanuni değişiklikle kapsam; yalnızca klasik alacak ve tazminat taleplerinden ibaret olmaktan çıkarılarak itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarını da açıkça kapsayacak şekilde genişletilmiştir. Arabuluculuk kurumunun kapsadığı alanlar da giderek artmaktadır.

Ticari nitelikli alacağını tahsil etmek isteyen şirket açısından süreç çoğu zaman:

İhtarname → Arabuluculuk → Anlaşma/Anlaşamama → İcra veya Dava şeklinde ilerler.

Burada özellikle arabuluculuk son tutanağının içeriği önemlidir. Son tutanak yalnızca şekli bir belge olarak görülmemeli; hangi taleplerin arabuluculuğa konu edildiği ve hangi talepler bakımından anlaşma sağlanamadığı dikkatle incelenmelidir.

Arabuluculukta Anlaşma Sağlanırsa Ne Olur?

Ticari uyuşmazlıklarda arabuluculuk sonucunda anlaşmaya varılması, hukuki detayları bakımından önem arz etmektedir.

Anlaşma belgesinin;

  • borcun miktarını,
  • ödeme tarihlerini,
  • taksitleri,
  • temerrüt halinde uygulanacak sonuçları,
  • faiz düzenlemesini,
  • teminatları,
  • karşılıklı ibra hükümlerini,
  • yargılama ve vekâlet ücretlerine ilişkin düzenlemeleri açık biçimde içermesi gerekir.

Özellikle yüksek miktarlı ticari uyuşmazlıklarda anlaşma metninin yanlış hazırlanması, dava açılmasına gerek bırakmayan bir uyuşmazlığın ileride yeniden ortaya çıkmasına neden olabilir.

Bu nedenle ticari arabuluculuk sürecinde yalnızca toplantıya katılmak değil, anlaşma metninin hukuki sonuçlarını analiz etmek de önemlidir.

Şirket Ortakları Arasındaki Uyuşmazlıklarda Hangi Davalar Açılabilir?

Şirket içi uyuşmazlıklar çoğu zaman ortakların anlaşamaması şeklinde başlar; ancak hukuken birbirinden tamamen farklı dava ve başvuru yollarına dönüşebilir.

Örneğin;

  • genel kurul kararının iptali,
  • genel kurul kararının butlanının tespiti,
  • ortaklıktan çıkma,
  • ortaklıktan çıkarılma,
  • haklı nedenle şirketin feshi,
  • kâr payı talepleri,
  • şirket zararının tazmini,
  • yönetici sorumluluğu,
  • pay sahipliği haklarının ihlali,
  • bilgi alma ve inceleme hakkının kullandırılmaması,
  • rekabet yasağı ihlali gibi çok farklı hukuki yollar gündeme gelebilir.

Bu nedenle somut olayın şirket türü, esas sözleşme, ortaklık oranları, genel kurul kararları, yönetim yapısı ve uyuşmazlığın kaynağı birlikte incelenip değerlendirilmelidir.

Limited Şirket Ortağı Şirketten Ayrılabilir mi?

Limited şirketlerde ortaklık ilişkisinin sona ermesi yalnızca pay devriyle gerçekleşmez.

Şartların oluşması halinde ortağın haklı nedenle şirketten çıkma hakkı gündeme gelebilir. Aynı şekilde şirket veya diğer ortaklar bakımından kanuni şartların oluşması halinde ortağın şirketten çıkarılması da söz konusu olabilir.

Özellikle iki ortaklı şirketlerde;

  • ortakların sürekli anlaşmazlık yaşaması,
  • şirket kararlarının alınamaması,
  • şirket kaynaklarının kötüye kullanılması,
  • şirket bilgilerinin diğer ortaktan saklanması,
  • ortaklar arasındaki güven ilişkisinin tamamen ortadan kalkması şirketin devamını ve ayakta kalabilmesini ciddi şekilde güçleştirebilir.

Bu tür durumlarda doğrudan şirketi feshetmek yerine çıkma, çıkarılma, payın gerçek değerinin belirlenmesi veya alternatif çözüm mekanizmaları değerlendirilmelidir.

Genel Kurul Kararının İptali ile Butlanı Aynı Şey midir?

Uygulamada sıklıkla birbiriyle karıştırılan konulardan birisi de genel kurul kararının iptali ile “genel kurul kararının butlanı arasındaki farktır. Her hukuka aykırı genel kurul kararı aynı hukuki niteliğe ve yaptırıma tabi değildir.

Bazı kararlar iptal edilebilir nitelikteyken, emredici hükümlere veya şirket hukukunun temel ilkelerine ağır biçimde aykırı kararlar bakımından butlan gündeme gelebilir.

Bu ayrım;

  • dava açma süresini,
  • davayı açabilecek kişileri,
  • hukuki sonucu,
  • kararın geçerliliğinin nasıl değerlendirileceğini doğrudan etkileyebilir.

Dolayısıyla şirket genel kurul kararına karşı işlem yapmak isteyen pay sahibinin öncelikle kararın iptal edilebilir mi yoksa kesin hükümsüz mü olduğunu Ankara ticaret avukatı yardımlarıyla değerlendirmesi gerekir.

Şirketin Bilgi Alma ve İnceleme Hakkı Nasıl Kullanılır?

Özellikle azınlık pay sahiplerinin karşılaştığı önemli sorunlardan biri şirket faaliyetleri hakkında yeterli bilgi alamamaktır.

Pay sahibinin;

  • şirketin mali durumu,
  • şirket işlemleri,
  • yönetim faaliyetleri,
  • belirli ticari işlemler,
  • şirket ile ilişkili kişilerle yapılan işlemler hakkında bilgi edinme ihtiyacı kanundan doğmaktadır.

Bilgi alma ve inceleme hakkının kullanılması, ileride açılacak sorumluluk veya genel kurul kararının iptali davalarının da temelini oluşturabilir.

Bu nedenle şirket içinde bilgiye erişimin engellendiği durumlarda doğrudan dava açmak yerine, bilgi alma ve inceleme hakkının hangi usulle kullanılacağının Ankara ticaret avukatı nezdinde önceden belirlenmesi gerekir.

Şirket Yöneticisinin Aldığı Ticari Karar Her Zaman Sorumluluk Doğurur mu?

Yönetim kurulu üyelerinin veya şirket yöneticilerinin aldığı her başarısız ticari karar otomatik olarak şahsi sorumluluk doğurmaz.

Ticari faaliyet doğası gereği risk içerir. Bir yatırımın beklenen sonucu vermemesi veya şirketin bir ticari işlemden zarar etmesi tek başına yöneticinin sorumluluğunu ortaya çıkarmaz.

Asıl değerlendirme;

  • karar alınırken yeterli bilgiye sahip olunup olunmadığı,
  • şirket menfaatinin gözetilip gözetilmediği,
  • çıkar çatışması bulunup bulunmadığı,
  • yöneticinin özen yükümlülüğüne uygun davranıp davranmadığı,
  • işlemin şirket amacıyla bağının bulunup bulunmadığı,
  • karar alma sürecinin usulüne uygun yürütülüp yürütülmediği
  • basiretli tacir gibi davranılıp davranılmadığı gibi kriterler üzerinden yapılmalıdır.

Bu nedenle yönetici sorumluluğu davalarında yalnızca şirketin zarar etmesi öne sürülmemeli; zararla yönetici davranışı arasındaki hukuki illiyet bağının Ankara ticaret avukatı desteğiyle somut olarak ortaya konulması gerekir.

Ticari Şirketlerde İhtiyati Tedbir ve İhtiyati Haciz

Ticari uyuşmazlıklarda davayı kazanmak kadar, dava sonunda elde edilecek hakkın korunabilir durumda olması da önemlidir.

Örneğin şirketin ciddi bir alacağı varsa ve borçlunun malvarlığını kaçırma riski bulunuyorsa, yalnızca dava açılması ve uzun süren yargılamalar neticesinde alacağı tahsil etmeye çalışmak yeterli olmayabilir.

Somut olayın şartlarına göre;

  • ihtiyati haciz,
  • ihtiyati tedbir,
  • delillerin korunmasına yönelik hukuki yollar,
  • şirket malvarlığının korunması,
  • payların devrinin sınırlandırılmasına ilişkin tedbir talepleri gündeme gelebilir.

Özellikle yüksek miktarlı ticari alacaklarda dava stratejisi ile malvarlığının korunmasına yönelik tedbir stratejisinin Ankara ticaret avukatı ile birlikte kurulması alacağın zamanında tahsili noktasında önem taşır.

E-Ticaret Şirketleri İçin Ticaret Hukuku Riskleri

Ticaret hukuku artık yalnızca fiziksel mağazalar ve klasik şirket işlemlerinden ibaret değildir.

E-ticaret şirketleri bakımından ayrıca;

  • internet sitesi kullanım şartları,
  • mesafeli satış sözleşmeleri,
  • üyelik sözleşmeleri,
  • elektronik ticari ileti izinleri,
  • kişisel verilerin korunması,
  • tüketici uyuşmazlıkları,
  • marka ve alan adı uyuşmazlıkları,
  • platform sözleşmeleri,
  • satıcı sözleşmeleri,
  • lojistik ve kargo sözleşmeleri gibi çok sayıda hukuki alanın birlikte değerlendirilmesi gerekir.

Ankara ticaret avukatı olarak E-ticaret şirketlerine de uygun hukuki öneriler sunarak haklarının korunmasına yardımcı olmaktayız.

Start-up ve Girişim Şirketlerinde Hukuki Danışmanlık

Yeni kurulan girişimlerde hukuki sorunlar çoğu zaman şirket büyüdükten sonra ortaya çıkar.

Oysa kuruluş aşamasında;

  • ortaklık oranlarının belirlenmesi,
  • ortaklar sözleşmesi,
  • yatırım sözleşmeleri,
  • pay devir hükümleri,
  • vesting mekanizmaları,
  • fikri mülkiyet haklarının şirkete devri,
  • gizlilik yükümlülükleri,
  • rekabet yasağı,
  • yatırımcının bilgi alma hakları,
  • şirketten ayrılma senaryoları açık biçimde düzenlenebilir.

Özellikle teknoloji şirketlerinde “kurucu ortak ayrılırsa ne olur?”, “yatırımcı şirkete nasıl ortak olur?”,

“start up hissesi nasıl devredilir?” ve “ortaklar sözleşmesi nasıl hazırlanır?” gibi sorunlar, şirket daha kurulurken Ankara ticaret avukatı hukuki yardımlarıyla öngörülmelidir.

Ticari Sözleşmelerde En Çok Yapılan Hatalar

Bir ticari sözleşmenin uzun olması, hukuken güvenli olduğu anlamına gelmez.

Uygulamada özellikle şu konular ciddi uyuşmazlıklara neden olabilir:

  • Sözleşmenin fesih şartlarının açık yazılmaması,
  • Yetkili mahkemenin yanlış belirlenmesi,
  • Tahkim şartının usulüne uygun kurulmamış olması,
  • Cezai şartın nasıl uygulanacağının belirlenmemesi,
  • Mücbir sebep maddesinin yetersiz olması,
  • Teslim ve kabul prosedürünün düzenlenmemesi,
  • Ayıp bildirim mekanizmasının belirlenmemesi,
  • Ödeme temerrüdünün açıkça düzenlenmemesi,
  • Döviz borçlarında ödeme yönteminin belirsiz bırakılması,
  • Sözleşmenin tek taraflı değiştirilmesine imkân veren belirsiz hükümler,
  • E-posta ve elektronik kayıtların delil olarak kullanımının düzenlenmemesi.

Bu nedenle ticari sözleşme hazırlanırken yalnızca tarafların ne konuda anlaştığı değil, tarafların anlaşmazlığa düştüğünde, uyuşmazlık yaşadığında ne olacağı da düzenlenmelidir.

Ankara'da Şirketler İçin Sürekli Ticaret Hukuku Danışmanlığı

Bir şirketin hukuki desteğe yalnızca dava açıldığında ihtiyaç duyduğu düşüncesi günümüzde yeterli değildir.

Sürekli hukuki danışmanlık kapsamında;

  • yeni sözleşmelerin incelenmesi,
  • mevcut sözleşmelerin revizyonu,
  • ihtarnamelerin hazırlanması,
  • şirket kararlarının hukuki denetimi,
  • ortaklık yapısındaki değişikliklerin değerlendirilmesi,
  • çalışan ve yöneticilerin rekabet yasağı sorunlarının incelenmesi,
  • ticari alacakların tahsil stratejisinin oluşturulması,
  • arabuluculuk görüşmelerinin yürütülmesi,
  • dava ve icra dosyalarının takibi,
  • şirketin hukuki risklerinin periyodik olarak analiz edilmesi sağlanabilir.

Bu yaklaşımın temel amacı, uyuşmazlık ortaya çıktıktan sonra yalnızca zarar gidermeye çalışmak yerine uyuşmazlık ortaya çıkmadan önce hukuki riski azaltmaktır.

Ankara Ticaret Avukatı Hangi Davalara Bakar?

Ankara'da ticaret hukuku kapsamında avukat desteği gerektirebilecek başlıca uyuşmazlıklar arasında;

  • ticari alacak davaları,
  • cari hesap alacağı davaları,
  • itirazın iptali davaları,
  • menfi tespit davaları,
  • istirdat davaları,
  • şirket ortaklığı uyuşmazlıkları,
  • genel kurul kararının iptali davaları,
  • genel kurul kararlarının butlanının tespiti,
  • şirketin haklı nedenle feshi,
  • ortaklıktan çıkma ve çıkarılma,
  • yönetici sorumluluğu davaları,
  • haksız rekabet davaları,
  • ticari sözleşme uyuşmazlıkları,
  • acentelik ve distribütörlük uyuşmazlıkları,
  • bayilik ve franchise uyuşmazlıkları,
  • çek ve bono uyuşmazlıkları,
  • iflas ve konkordato süreçleri,
  • marka ve ticari işletmeye ilişkin uyuşmazlıklar yer alabilir.

Somut uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olup olmadığı, görevli ve yetkili mahkeme, dava şartları, zamanaşımı, arabuluculuk ve delil durumu birlikte değerlendirilmelidir.

Ticaret Hukukunda Dava Açmadan Önce Kontrol Edilmesi Gereken 10 Husus

Ticari bir uyuşmazlıkla karşılaşan şirket açısından dava açılmadan önce şu kontrol listesinin hazırlanması yararlı olacaktır:

  1. Uyuşmazlık ticari dava mı?
  2. Görevli mahkeme hangisi?
  3. Yetkili mahkeme neresi?
  4. Dava şartı arabuluculuk gerekiyor mu?
  5. Arabuluculuk başvurusu hangi taleplerle yapılmalı?
  6. Zamanaşımı veya hak düşürücü süre geçmiş mi?
  7. Sözleşmede tahkim veya yetki şartı var mı?
  8. Hangi belgeler delil olarak kullanılabilir?
  9. İhtiyati haciz veya ihtiyati tedbir gerekiyor mu?
  10. Dava açılmadan önce ihtarname gönderilmesi hukuki açıdan avantaj sağlar mı?

Bu soruların cevaplanmaması açılan ticari davalarda, esas hakkınız güçlü olsa dahi usule ilişkin problemler ortaya çıkarak davanın aleyhinize sonuçlanmasına neden olabilir.

Ankara Ticaret Avukatı Arayanlar İçin Hukuki Destek

Şirketler açısından ticaret hukuku yalnızca dava takip etmekten ibaret değildir. Sözleşmenin imzalanmasından şirket yönetimine, ortaklık ilişkilerinden ticari alacakların tahsiline, arabuluculuk sürecinden ticari davaya ve hükmün kesinleşmesine kadar bütün süreçlerin birbiriyle bağlantılı şekilde değerlendirilmesi gerekir.

Ankara'da faaliyet gösteren şirketler, tacirler, girişimciler ve şirket ortakları bakımından ticari uyuşmazlığın niteliğine göre dava öncesi hukuki danışmanlık, sözleşme incelemesi, arabuluculuk, icra takibi ve dava süreçleri ayrı ayrı veya bütüncül biçimde yürütülebilir.

Ankara ticaret avukatı arayan şirketler bakımından ilk aşamada uyuşmazlığın hukuki niteliğinin, mevcut belgelerin, sözleşmelerin, sürelerin ve izlenebilecek alternatif yolların değerlendirilmesi önemlidir.

Şirketinizin devam eden bir ticari uyuşmazlığı, tahsil edilemeyen ticari alacağı, ortaklık problemi, sözleşme uyuşmazlığı veya şirket yönetimine ilişkin hukuki riski bulunuyorsa, dosyanın somut belgeler üzerinden değerlendirilmesi için büromuzla iletişime geçebilirsiniz.

Şirket Ortağı Hangi Durumlarda Sorumlu Olur?

Limited ve anonim şirketlerde asıl kural, ortakların şirketin borçlarından dolayı sadece taahhüt ettikleri sermaye payı tutarında sorumlu olmalarıdır (Sınırlı Sorumluluk İlkesi). Ancak uygulamada bu kuralın istisnaları ticari uyuşmazlıkların merkezini oluşturur:

  • Kamu Borçlarından Sorumluluk: Limited şirket ortakları, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen vergi, SGK primi gibi 6183 sayılı Amme Alacakları Tahsil Usulü Hakkından Kanun kapsamında kamu borçlarından sermaye hisseleri oranında doğrudan ve şahsi mal varlıklarıyla sorumludur. Anonim şirketlerde ise yalın ortakların kamu borcu sorumluluğu yoktur; bu sorumluluk sadece yönetim kurulu üyelerine (kanuni temsilcilere) aittir.
  • Sermaye Borcunun İfası: Ortak, taahhüt ettiği sermaye borcunu (nakit veya ayni) tamamen ödememişse, şirketin alacaklıları bu ödenmeyen kısım için ortağa doğrudan takip yapabilir veya dava açabilir.
  • Tüzel Kişilik Perdesinin Aralanması: Şirket ortaklarının, şirketi sırf alacaklılardan mal kaçırmak, muvazaalı işlemler yapmak veya üçüncü kişileri dolandırmak amacıyla bir perde olarak kullanması durumunda, mahkemeler bu tüzel kişilik perdesini aralayarak ortağın şahsi mal varlığına gidebilir. Bu dava türü, çok teknik nitelikler barındırdığı için bir Ankara ticaret avukatı rehberliğinde yürütülmelidir.
Şirketler Hukukunda "Kilitlenme" (Deadlock) ve Çözüm Yolları

Özellikle iki ortaklı limited şirketlerde veya payların eşit bölündüğü anonim şirketlerde, ortakların fikir ayrılığına düşmesi sonucu genel kurul veya yönetim kurulunun karar alamaması durumuna kilitlenme denir. Şirketin organlarının çalışamaz hale gelmesi, ticari faaliyetleri tamamen durdurabilir.

  • Esas Sözleşmeye Kilitlenme Maddeleri Eklenmesi: Sorun henüz doğmadan, esas sözleşmeye "Rus Ruleti" (Russian Roulette), "Teksas Düellosu" veya "Call/Put Option" (Alım/Satım Opsiyonu) gibi kilitlenme çözücü özel mekanizmaların Ankara ticaret avukatı tarafından uygun şekilde eklenmesi gerekir.
  • Haklı Nedenle Fesih ve Çıkarma Davaları: Kilitlenme aşılamıyorsa ve şirket felce uğramışsa, Ankara ticaret avukatı aracılığıyla Asliye Ticaret Mahkemesi'nde şirketin haklı nedenle feshini veya kusurlu ortağın şirketten çıkarılmasını talep eden davalar ikame edilmelidir.
Elektronik Ticari İletiler ve KVKK İhlallerinden Doğan Ticari Riskler

Modern ticarette şirketlerin en büyük kör noktalarından biri, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) ve Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun uyarınca kesilen idari para cezalarıdır. Bu cezalar doğrudan şirketlerin ticari dengesini sarsmaktadır.

  • B2B ve B2C Ayrımında İzin Mekanizmaları: Tacirler arası (B2B) gönderilen ticari iletilerde önceden izin alma şartı aranmazken, tüketicilere (B2C) yönelik e-posta ve SMS gönderimlerinde İleti Yönetim Sistemi (İYS) entegrasyonu zorunludur.
  • Veri Sorumlusunun Sorumluluğu: Müşteri veri tabanlarının hukuka aykırı şekilde işlenmesi, paylaşılması veya sızdırılması durumunda Kurul tarafından milyonlarca liralık cezalar kesilmektedir. Şirketlerin kurumsal risk yönetimi kapsamında mutlaka KVKK uyum süreçlerini Ankara ticaret avukatıyla birlikte tamamlaması elzemdir.
Yönetim Kurulu Üyelerinin Hukuki Sorumluluğu ve İbra Davaları

Anonim şirketlerde yönetim kurulu üyeleri, görevlerini yerine getirirken özen ve bağlılık yükümlülüğü (TTK m. 369) altında hareket etmek zorundadırlar. Bu yükümlülüğün ihlali, yöneticilerin şahsi sorumluluğunu doğurur.

  • Basiretli İş Adamı vs. İş Adamı Kararı İlkesi (Business Judgment Rule): Bir yöneticinin aldığı riskli bir ticari karar şirket zararına yol açsa bile; eğer yönetici kararı alırken yeterli bilgiyle, dürüstçe ve şirket menfaatini gözeterek hareket ettiğini ispatlarsa şahsi sorumluluktan kurtulabilir.
  • İbra Kararının İptali: Genel kurulda yönetim kurulunun ibra edilmesi, şirketin yöneticilere karşı dava açma hakkını kural olarak ortadan kaldırır. Ancak ibra kararının sakat olduğu veya yanıltıcı bilançolara dayandığı durumlarda, azınlık pay sahiplerinin bu sefer de ibra kararının iptali davası açma hakkı saklıdır. Bu tür karmaşık davaların takibi uzman Ankara ticaret avukatı tarafından yapılmalıdır.
Ticari Satımlarda Ayıp İhbar Süreleri ve Hak Düşürücü Süreler

Tacirler arasındaki mal alım satımlarında, Türk Borçlar Kanunu'ndaki genel süreler değil, Türk Ticaret Kanunu m. 23'teki çok sıkı ve kısa süreler uygulanır. Sürelerin kaçırılması, ayıplı malı kabul etmiş sayılmanıza neden olur.

  • Açık Ayıplarda 2 Günlük Süre: Teslim alınan malda ilk bakışta görülebilen bir ayıp varsa, alıcı bunu 2 gün içinde satıcıya ihbar etmek zorundadır.
  • Açıkça Belli Olmayan Ayıplarda 8 Günlük Süre: Malın teslim alınmasından itibaren 8 gün içinde muayene edilmesi veya ettirilmesi ve bu muayene sonucunda ayıp ortaya çıkarsa derhal ihbar edilmesi gerekir.
  • Gizli Ayıplar: Malın kullanılmasıyla ortaya çıkan gizli ayıplarda ise ayıp fark edilir edilmez derhal ihbar şartı aranır. İhbarların noter, iadeli taahhütlü mektup veya KEP (Kayıtlı Elektronik Posta) üzerinden yapılması ispat şartıdır.
Uluslararası Ticari Sözleşmelerde Tahkim ve Yetki Şartı

Yabancılık unsuru taşıyan ticari sözleşmelerde (distribütörlük, dış ticaret, franchise), uyuşmazlıkların hangi ülke hukukuna göre ve hangi mahkemede çözüleceğinin önceden belirlenmesi hayati önem taşır.

  • Milli ve Milletlerarası Tahkim: Mahkeme süreçlerinin yıllarca sürmesini istemeyen şirketler için sözleşmelere ISTAC (İstanbul Tahkim Merkezi) veya ICC (Milletlerarası Ticaret Odası) tahkim şartı eklenmesi, uyuşmazlıkların aylar içinde uzman hakemlerce çözülmesini sağlar.
  • Yabancı Mahkeme Kararlarının Tenfizi: Yurt dışındaki bir mahkemeden veya tahkim heyetinden alınan kararların Türkiye'de uygulanabilmesi (örneğin Ankara'daki borçlunun mallarına haciz konulabilmesi) için Türkiye'deki Asliye Ticaret Mahkemelerinde Tanıma ve Tenfiz Davası açılması zorunludur.
Ankara Ticaret Avukatı İletişim ve Randevu

Ticari ilişkilerin temeli güven ve hukuki öngörülebilirliktir. Şirketinizin kuruluşu, sözleşmelerinin revizyonu, ortaklar arası uyuşmazlıkların sulh veya dava yoluyla çözümü süreçlerinde profesyonel destek almak için büromuzla iletişime geçebilirsiniz.

Başta Ankara lokasyonundaki şirket merkezleri, organize sanayi bölgeleri (OSTİM, İvedik, Başkent OSB) ve teknokentlerde faaliyet gösteren kurumsal müvekkillerimiz olmak üzere Türkiye'nin her ilinde, kapsamlı olarak Ankara ticaret avukatı ve kurumsal danışmanlık hizmeti sunmaktayız. Güncel hukuki risk analizi ve randevu talepleriniz için iletişim kanallarımız üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

Bu konuda hukuki desteğe mi ihtiyacınız var?

İletişim