Sermaye piyasalarında yatırım fonları, birikimlerini profesyonel yöneticilere emanet ederek riskini dağıtmak isteyen bireysel ve kurumsal yatırımcılar için en önemli finansal araçlardan biridir. Ancak son dönemde Tera Portföy Yönetimi A.Ş. bünyesindeki bazı yatırım fonlarında (özellikle serbest fonlar, değişken fonlar ve hisse senedi ağırlıklı fonlarda) yaşanan olağandışı ve ani değer kayıpları, likidite sıkışıklıkları ve fon varlıklarının yönetimine ilişkin iddialar, çok sayıda yatırımcının ciddi maddi kayıplarla karşı karşıya kalmasına yol açmıştır.
Finans piyasalarında temel kural yatırımcının olağan piyasa riskine katlanması olsa da; fon yöneticilerinin fon içtüzüğü ve izahnamesine aykırı hareket etmesi, özen ve sadakat borcunu (TBK m. 506) ağır biçimde ihlal etmesi, risk sınırlarını (RMD) aşması veya fon kaynaklarını manipülatif/sığ tahtalarda eritmesi basitçe piyasa riski kavramıyla açıklanamaz. 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK), bu nitelikteki kayıplara karşı yatırımcılara dört aşamalı güçlü bir hukuki başvuru ve tazminat mekanizması sunmaktadır.
1. Portföy Yönetim Şirketinin (PYŞ) ve Yöneticilerin Tazminat Sorumluluğu (SPK m. 52-54 ve TBK m. 506)
6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu m. 52 uyarınca yatırım fonunun tüzel kişiliği yoktur; fon malvarlığı kurucunun ve portföy saklama kuruluşunun malvarlığından ayrıdır. Portföy yönetim şirketi (kurucu), yatırımcıların birikimlerini inançlı mülkiyet ve vekâlet sözleşmesi esaslarına göre yöneten profesyonel vekildir.
Kanunun 54. maddesi ve Türk Borçlar Kanunu m. 506 gereğince portföy yönetim şirketi, fon malvarlığını yönetirken yatırımcıların çıkarlarını gözetmek, basiretli bir tacir gibi davranmak, özen ve sadakat borcuna uymak zorundadır. Yatırımcıların özel hukuk kapsamında açacağı Maddi Tazminat Davasında sorumluluğu doğuran başlıca ihlaller şunlardır:
- Fon İçtüzüğü ve İzahname Sınırlarının Aşılması: Her fonun yatırım stratejisi, alabileceği risk düzeyi, varlık dağılım oranları ve kullanabileceği kaldıraç/türev işlem limitleri fon izahnamesinde taahhüt edilir. Fon yöneticisinin izahnamedeki sınırlamaları aşarak fonu aşırı riskli, likiditesi olmayan veya tekil hisselere/enstrümanlara bağımlı hale getirmesi doğrudan sözleşmeye ve kanuna aykırılıktır.
- Özen ve Sadakat Borcuna Aykırı İşlemler (Toksik Varlık Alımı): Fonun nakit kaynaklarının; piyasa gerçekleriyle bağdaşmayan, aşırı fiyatlanmış, derinliği (likiditesi) bulunmayan paylarda yoğunlaştırılması veya üçüncü kişilerin elindeki hisselerin yüksek fiyattan fona devredilerek fonun nakit çıkışlarını karşılayamaz hale getirilmesi halinde özen ve sadakat borcunun ağır ihlali söz konusudur.
- Kamuyu Aydınlatma Belgelerinden Doğan Sorumluluk (SPK m. 32): Fon izahnamesinde, yatırımcı bilgi formunda veya KAP bildirimlerinde yer alan yanlış, yanıltıcı veya eksik bilgiler nedeniyle yatırımcıların zarara uğraması halinde, kurucu ve kusurlu yöneticiler zarardan doğrudan sorumludur.
Peki hali hazırda tasfiye aşamasına geçilmiş ve içi boşaltılmış şirketten alacağın tahsil ihtimali düşükse nasıl bir yol izlenmeli ?

2. Tahsilat Güvencesi: Portföy Saklama Kuruluşu'nun (Saklamacı Banka) Sorumluluğu
Yatırım fonu mağdurlarının tazminat davası açarken yaptığı en büyük stratejik hata, davayı yalnızca Portföy Yönetim Şirketine yöneltmektir. Oysa 6362 sayılı SPKn m. 56, fon varlıklarının tutulduğu Portföy Saklama Kuruluşuna (Saklamacı Banka / Kurum) çok ağır bir denetim ve gözetim yükümlülüğü yüklemiştir.
SPKn m. 56/1 ve m. 56/5 hükümleri uyarınca Portföy Saklama Kuruluşu;
- Fon katılma paylarının ihraç ve iade işlemlerinin mevzuata ve fon içtüzüğüne uygun yapılmasını,
- Fon birim pay değerinin mevzuata ve fon içtüzüğü esaslarına uygun olarak doğru hesaplanmasını,
- Portföy yönetim şirketinin talimatlarının mevzuata, fon içtüzüğüne ve izahnameye uygunluğunu denetlemekle ve aykırılık gördüğünde işlemi yerine getirmeyerek durumu SPK'ya bildirmekle yükümlüdür.
Müteselsil Sorumluluk Stratejisi: SPKn m. 56/5 açıkça; "Portföy yönetim şirketi ve portföy saklama kuruluşu, görevlerini yerine getirmemeleri nedeniyle kurucu ve katılma payı sahiplerine (yatırımcılara) verdikleri zararlardan sorumludur" hükmünü amirdir. Dolayısıyla açılacak tazminat davasında, izahnameye aykırı işlemlere ve hatalı değerlemelere göz yuman Portföy Saklama Kuruluşunun da davalı gösterilmesi, mahkeme sonunda kazanılacak tazminatın güçlü bir banka/finans kurumu bilançosundan eksiksiz tahsil edilmesini (tahsil kabiliyetini) garanti altına alır.
3. Nitelikli Yatırımcı Beyanı ve Uygunluk / Yerindelik Testi İhlalleri
Büyük kayıpların yaşandığı Serbest Fonlar, SPK mevzuatı gereği yalnızca ''Nitelikli Yatırımcılara" (belirli bir finansal varlık sınırını aşan ve yüksek risk algısına sahip profesyonel/tecrübeli yatırımcılara) satılabilir.
Uygulamada portföy yönetim şirketlerinin ve yatırım kuruluşlarının, fon büyüklüğünü artırmak amacıyla:
- Gerçekte nitelikli yatırımcı şartlarını taşımayan veya yüksek kaldıraç/türev riskini analiz edecek finansal okuryazarlığı bulunmayan kişilere matbu ve aydınlatmasız nitelikli yatırımcı beyanı imzalattıkları,
- Mevzuatın zorunlu kıldığı Uygunluk Testi ve Yerindelik Testi prosedürlerini formaliteye dönüştürerek, düşük risk profilindeki (mevduat/altın alışkanlığı olan) yatırımcıları kesin getiri / yüksek faiz vaadiyle yüksek riskli serbest fonlara yönlendirdikleri görülmektedir.
Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre; yatırımcının risk profiline uygun olmayan bir ürünün aydınlatma yükümlülüğü ihlal edilerek pazarlanması halinde, matbu olarak alınmış risk bildirim formu veya nitelikli yatırımcı beyanı, kurumu sorumluluktan kurtarmaz; yatırımcının anapara ve alternatif getiri (mevduat/temerrüt faizi) kaybının tazmini gerekir.
4. İdare Hukuku Boyutu: SPK'ya Başvuru ve Tam Yargı Davası (İYUK m. 12 - 13)
Sermaye piyasalarında faaliyet gösteren portföy yönetim şirketlerini ve yatırım fonlarını izin, gözetim ve denetim altında tutma görev ve yetkisi münhasıran Sermaye Piyasası Kurulu'na (SPK) aittir. Bu noktada idare hukuku ekseninde iki aşamalı bir süreç işletilir:
A) SPK Denetleme Dairesi'ne İnceleme ve Tedbir Başvurusu
Yatırımcıların ilk olarak, fon portföyünde gerçekleştirilen şüpheli işlemleri (grup içi fonlar arası virmanlar, sığ hisselerde fona yüksek fiyattan devredilme, tebliğe aykırı değerleme ve likidite yönetimi ihlalleri) somut hesap dökümleriyle birlikte SPK'ya resmi şikâyet ve denetim talebi olarak sunması gerekir. SPK uzmanları tarafından fon kayıtları ve BIST işlem defterleri üzerinde yapılacak inceleme sonucunda düzenlenecek SPK Denetim Raporu ve uygulanacak idari yaptırım kararları, özel hukukta açılacak tazminat davasında kusuru kanıtlayan en güçlü delildir.
B) SPK'nın Hizmet Kusuru (Denetim İhmali) Nedeniyle Tam Yargı Davası
Anayasa m. 125 uyarınca "İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür." 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) m. 2/1-b kapsamında, idarenin düzenleme ve denetim görevini hiç veya gereği gibi yerine getirmemesi (Hizmet Kusuru) sonucunda zarara uğrayan yatırımcılar Tam Yargı Davası açabilirler.
- Hizmet Kusurunun Sınırı (Danıştay Kriteri): Danıştay 13. Dairesi'nin yerleşik içtihatlarına göre, SPK yatırımcıların borsada veya fonlarda üstlendiği olağan ticari/piyasa riskinin sigortacısı değildir. Ancak fonun mevzuat ve izahname sınırlarını uzun süredir açıkça ihlal etmesine, yapılan ihbarlara veya kamuya yansıyan likidite/değerleme krizlerine rağmen SPK denetim mekanizmasını zamanında çalıştırmamış, önleyici tedbirleri (SPKn m. 91-96) almamış ve ağır bir denetim ihmali göstermişse, idarenin hizmet kusuru doğar.
- Zorunlu Ön Başvuru ve Dava Açma Süreleri (İYUK m. 13): İdari eylem veya denetim ihmali nedeniyle SPK'ya karşı doğrudan tam yargı davası açılamaz. İYUK m. 13 uyarınca yatırımcının; eylemi ve zararı öğrendiği tarihten itibaren 1 yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren 5 yıl içinde öncelikle SPK'ya yazılı olarak başvurup zararın tazminini (ön karar) talep etmesi zorunludur. Bu başvurunun kısmen/tamamen reddedilmesi veya 30 gün içinde cevap verilmemesi (zımni ret) halinde, izleyen 60 gün içinde görevli ve yetkili İdare Mahkemesinde Tam Yargı Davası açılır. (Ayrıca SPK'nın yatırımcının şikâyetini reddeden veya işlem yapmamaya yönelik bir idari işlemi söz konusuysa, İYUK m. 12 çerçevesinde 60 günlük dava açma süresi içinde iptal ve tam yargı davası birlikte veya sırasıyla kurgulanabilir).
5. Ceza Hukuku Boyutu: SPK m. 107 (Manipülasyon) ve SPKn m. 110 (Güveni Kötüye Kullanma)
Fon yönetiminde yaşanan değer kaybı basit bir özen eksikliğinden öte; fon varlıklarının kasıtlı olarak üçüncü kişilere aktarılması veya manipülatif işlemlerin fon parasıyla finanse edilmesi boyutundaysa, çok ağır cezai yaptırımlar devreye girer:
- Sermaye Piyasasında Güveni Kötüye Kullanma (SPKn m. 110): Yatırım fonu malvarlığını veya portföyünü yönetmeye yetkili olanların, bu varlıklar üzerinde kendileri veya başkaları yararına, fonun malvarlığını azaltıcı nitelikte tasarruflarda bulunmaları (örneğin spekülatörlerin elinde kalan hisseleri fahiş fiyattan fona satın alarak fonun nakdini dışarı aktarmaları) TCK m. 155/2 de düzenleme alanı bulan güveni kötüye kullanma suçunun özel ve ağırlaştırılmış halidir. SPKn m. 110/1 uyarınca verilecek hapis cezası 3 yıldan az olamaz (Ayrıca kayıt ve belgelerin gizlenmesi/tahrif edilmesi halinde gerçek içtima tartışmaları gündeme gelir).
- Piyasa Dolandırıcılığı / Manipülasyon (SPKn m. 107): Sermaye piyasası araçlarının fiyatlarına, fiyat değişimlerine, arz ve taleplerine ilişkin yanlış veya yanıltıcı izlenim uyandırmak amacıyla alım veya satım yapılması, emir verilmesi veya hesap hareketleri gerçekleştirilmesi halinde failler 3 yıldan 5 yıla kadar hapis ve 5.000 günden 10.000 güne kadar adli para cezası ile yargılanır. (Değişik zamanlarda birden fazla işlem yapılması halinde daha önce incelediğimiz Suçların İçtimaı kuralları uyarınca TCK m. 43 zincirleme suç artırımı uygulanır; eylemin organize yapı içinde işlenmesi halinde ise Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma hükümleri dikkate alınır).
- SPK Yazılı Başvuru Şartı (SPK m. 115): 6362 sayılı Kanun m. 115 uyarınca, Sermaye Piyasası Kanunun'da tanımlanan suçlardan (m. 107 ve m. 110 dahil) dolayı Cumhuriyet savcılığının soruşturma başlatabilmesi, SPK tarafından Cumhuriyet başsavcılığına yazılı başvuruda bulunulmasına (Muhakeme Şartı) bağlıdır. Bu nedenle ceza şikâyeti sürecinin doğrudan SPK Denetleme Dairesi başvurusuyla eşgüdümlü yürütülmesi ve SPK'nın suç duyurusunda bulunmasının sağlanması zorunludur.
6. Tazminat Davasında Görevli Mahkeme, Arabuluculuk ve İhtiyati Haciz / Tedbir Stratejisi
Tera Portföy veya diğer yatırım fonlarındaki kayıplar nedeniyle açılacak özel hukuk tazminat davalarında usul stratejisi, uyuşmazlığın niteliğine göre titizlikle kurulmalıdır:
- Görevli Mahkeme ve Zorunlu Arabuluculuk: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) m. 4 ve 6362 sayılı SPK kapsamındaki düzenlemelerden doğan sorumluluk davaları ile ticari nitelikteki portföy yönetim uyuşmazlıklarında Asliye Ticaret Mahkemesi görevlidir (Yatırımcının tüketici sıfatıyla hareket ettiği bireysel sözleşmelerde Yargıtay'ın görev ayrımı kriterlerine göre Tüketici Mahkemesi/Ticaret Mahkemesi değerlendirmesi somut sözleşmeye göre yapılır). Konusu bir miktar paranın ödenmesi olan bu tazminat davalarını açmadan önce Dava Şartı Zorunlu Arabuluculuk yoluna başvurulması gereklidir; arabuluculuk aşaması tamamlanmadan açılan davalar usulden reddedilir.
- Delil Tespiti ve İhtiyati Tedbir / İhtiyati Haciz: Portföy yönetim şirketinin malvarlığını kaçırma veya tasfiye riskine karşı, dava açılmadan önce veya dava dilekçesiyle birlikte HMK m. 389 vd. uyarınca şirket ve kusurlu yöneticilerin malvarlıkları üzerine ihtiyati tedbir / ihtiyati haciz konulması talep edilmeli; aynı zamanda fonun işlem günlüğü, iç kontrol raporları ve saklamacı kuruluş yazışmalarının celbi istenmelidir.
Özetle:
- 1. Adım – SPK Resmi Şikâyet ve Denetim Başvurusu: Fonun izahname ihlallerinin, sığ hisselerdeki şüpheli alım-satımlarının ve değerleme hatalarının tespiti ile SPKn m. 115 uyarınca savcılığa suç duyurusunda bulunulması için Sermaye Piyasası Kurulu'na (SPK) kapsamlı başvuru yapılır.
- 2. Adım – PYŞ ve Saklamacı Kuruluşu Kapsayan Zorunlu Arabuluculuk & Tazminat Davası: Hem Portföy Yönetim Şirketi (Tera Portföy vb.) ve kusurlu yöneticilere (SPKn m. 54, TBK m. 506) hem de denetim görevini ihmal eden Portföy Saklama Kuruluşuna (SPKn m. 56) karşı müteselsil sorumluluk esasıyla arabuluculuk süreci başlatılır ve anlaşma sağlanamazsa maddi tazminat davası açılır.
- 3. Adım – SPK'ya Karşı İdari Başvuru ve Tam Yargı Davası (İYUK m. 12-13): SPK'nın denetim ve gözetim görevini ağır biçimde ihmal etmesi (hizmet kusuru) nedeniyle, zararın öğrenilmesinden itibaren 1 yıl (her halde 5 yıl) içinde SPK'ya ön karar başvurusu yapılır; ret veya 30 günlük zımni ret üzerine 60 gün içinde İdare Mahkemesinde Tam Yargı Davası açılır.
- 4. Adım – Ceza Soruşturması ve Müdahillik (SPKn m. 107 & m. 110): Fon malvarlığının kasıtlı olarak azaltılması (Güveni Kötüye Kullanma - SPKn m. 110) ve Piyasa Dolandırıcılığı (SPKn m. 107) suçlarından açılacak ceza davasına katılan (müdahil) sıfatıyla dahil olunur ve SPK m. 110/3 etkin pişmanlık (zararın ödenmesi) mekanizmasıyla tahsilat baskısı kurulur.

Fon Kayıplarınız İçin Hukuki Süreci Geç Kalmadan Başlatın
Sermaye piyasalarında yaşanan olağandışı fon kayıpları ve yönetim ihlalleri, zamanla yarışılan teknik süreçlerdir. SPK Denetleme Dairesi başvuru süreleri, İYUK m. 13 kapsamındaki 1 yıllık idari dava ön başvuru süreleri ve malvarlığı kaçırma riskine karşı acilen talep edilmesi gereken ihtiyati haciz / tedbir adımları, hak kaybına uğramamak adına ilk günden profesyonel bir hukuki stratejiyle yürütülmelidir.
Tera Portföy veya diğer yatırım fonlarındaki kayıplarınızın incelenmesi, Portföy Yönetim Şirketi (PYŞ), kusurlu yöneticiler ve Saklamacı Kuruluş (Banka) sorumluluklarının tespiti, Tam Yargı Davası ile tazminat yollarının kurgulanması için büromuzla iletişime geçebilir, hukuki destek ve danışmanlık alabilir alacak kalemlerinizin eksiksiz tahsilini sağlayabiliriz.
Sıkça Sorulan Sorular (Tera Portföy ve Yatırım Fonu Mağdurları Tazminat Süreci)
1. Yatırım fonunda para kaybeden yatırımcı zararını hukuken geri alabilir mi? Fonun değer kaybı piyasadaki genel ve olağan dalgalanmalardan kaynaklanıyorsa bu durum piyasa riski sayılır ve tazmin edilemez. Ancak zarar; fon yöneticisinin izahname ve içtüzük sınırlarını aşmasından, risk limitlerini (RMD) ihlal etmesinden, özen ve sadakat borcuna (TBK m. 506) aykırı olarak fon parasını sığ/manipülatif varlıklara yatırmasından veya aydınlatma yükümlülüğünü ihlal etmesinden kaynaklanıyorsa, yatırımcı uğradığı zararı faiziyle birlikte tazminat davası yoluyla talep edebilir.
2. Tazminat davası sadece Tera Portföy'e mi açılır, yoksa Saklamacı Bankaya da açılabilir mi? 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu m. 56 uyarınca Portföy Saklama Kuruluşu (Saklamacı Banka/Kurum), portföy yönetim şirketinin işlemlerinin mevzuata, içtüzüğe ve izahnameye uygunluğunu ve birim pay değerinin doğru hesaplanmasını denetlemekle yükümlüdür. Görevini ihmal eden saklama kuruluşu da SPK m. 56/5 gereği yatırımcının zararından sorumludur. Tahsilat güvencesi açısından davanın her iki kuruma birlikte yöneltilmesi kritik önem taşır.
3. Nitelikli Yatırımcı Beyanı imzalamış olmam tazminat davası açmama engel midir? Hayır, engel değildir. Bir yatırımcının Nitelikli Yatırımcı olması veya Serbest Fon satın alması, portföy yönetim şirketine fonu izahnameye aykırı yönetme, sadakat borcunu ihlal etme veya fon varlıklarını eritme hakkı vermez. Ayrıca gerçekte nitelikli yatırımcı şartlarını taşımayan kişilere usulsüz beyan imzalatılması veya uygunluk/yerindelik testi yapılmadan yüksek riskli fon satılması başlı başına bir tazminat sebebidir.
4. SPK'ya karşı Tam Yargı Davası (Tazminat Davası) açılabilir mi?
Evet. İYUK m. 2 ve m. 13 uyarınca, Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK) kanundan doğan gözetim ve denetim görevini zamanında ve gereği gibi yerine getirmemesi (Hizmet Kusuru) nedeniyle zarara uğradığını ileri süren yatırımcılar, önce SPK'ya idari tazminat başvurusu yapmak ve ret/zımni ret halinde İdare Mahkemesinde Tam Yargı Davası açmak hakkına sahiptir.
5. SPK'ya karşı tam yargı davası açma süresi ne kadardır?
İYUK m. 13 uyarınca, idari eylem veya denetim ihmalinden doğan zararlarda, eylemin ve zararın öğrenildiği tarihten itibaren 1 yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren 5 yıl içinde SPK'ya yazılı ön başvuru yapılmalıdır. SPK'nın başvuruyu reddetmesi veya 30 gün içinde cevap vermemesi halinde, takip eden 60 gün içinde İdare Mahkemesinde dava açılmalıdır.
6. Fon yöneticileri hakkında doğrudan savcılığa suç duyurusunda bulunulabilir mi?
Yatırımcılar savcılığa şikâyet dilekçesi verebilir ancak 6362 sayılı SPKn m. 115 uyarınca Sermaye Piyasası Kanunu'nda düzenlenen suçlardan (SPKn m. 107 Piyasa Dolandırıcılığı ve m. 110 Güveni Kötüye Kullanma) dolayı soruşturma yapılması SPK'nın Cumhuriyet başsavcılığına yazılı başvuruda bulunmasına (muhakeme şartı) bağlıdır. Savcılık kendisine gelen şikâyeti SPK'ya gönderir; bu nedenle sürecin hızlanması için doğrudan SPK'ya delilli ihbar ve şikâyet başvurusu yapılması şarttır.
7. Fon parasının bilerek kötü yönetilmesi veya başka hisseleri fonlamak için kullanılması hangi suçu oluşturur?
Portföy yönetim şirketi yetkililerinin fon malvarlığı üzerinde kendileri veya üçüncü kişiler yararına fonu azaltıcı tasarruflarda bulunması, SPK m. 110 kapsamında Güveni Kötüye Kullanma suçunu oluşturur ve verilecek hapis cezası 3 yıldan az olamaz. Ayrıca SPK m. 110/3 uyarınca failin etkin pişmanlıktan yararlanabilmesi için mağdur (yatırımcı/fon) zararını ve Hazineye ödenecek tutarı tamamen ödemesi şarttır.
8. Tazminat davasında zamanaşımı süresi ne kadardır?
Portföy yönetim sözleşmesi ve vekâlet ilişkisinden doğan tazminat taleplerinde TBK m. 147/5 uyarınca 5 yıllık zamanaşımı süresi uygulanır. Ancak zarara sebebiyet veren eylem aynı zamanda Türk Ceza Kanunu veya Sermaye Piyasası Kanunu uyarınca daha uzun dava zamanaşımına tabi bir suç (örneğin SPKn m. 110 veya m. 107) teşkil ediyorsa, TBK m. 72 gereğince uzamış ceza zamanaşımı süreleri (15 yıla kadar) hukuk davasında da geçerli olur.
9. Fon katılma paylarımı zararına sattım (fondan çıktım), yine de dava açabilir miyim?
Evet. Yatırımcının daha büyük bir kaybı önlemek (zararı azaltma külfeti) amacıyla fon katılma paylarını zararına bozdurarak fondan çıkış yapmış olması dava hakkını ortadan kaldırmaz. Bilakis, zarar kesinleşmiş (realize olmuş) sayılır ve alış maliyeti/alternatif getiri ile çıkış bedeli arasındaki fark üzerinden tazminat talep edilir.
10. Davayı kazanırsam hangi kalemleri talep edebilirim?
Tazminat davasında yatırımcının uğradığı fiili anapara kaybı, hukuka aykırı işlemler olmasaydı emsal fonlar veya mevduat/ticari faiz üzerinden elde edeceği yoksun kalınan kâr (alternatif getiri kaybı), işlemiş faiz ve tüm yargılama giderleri ile avukatlık vekâlet ücreti davalılardan tahsil edilir.