Takipsizlik Kararı veya hukuki adıyla Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar (KYOK); Cumhuriyet savcısının yürüttüğü soruşturma neticesinde, şüpheli hakkında ceza davası açılması (iddianame düzenlenmesi) için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hallerinde verdiği, soruşturmayı sonlandıran karardır (CMK m. 172).
Takipsizlik kararı verilmesiyle birlikte kişi hakkındaki "şüpheli" sıfatı kalkar, dosya kapatılır ve soruşturmaya konu olay mahkemeye (kovuşturma evresine) taşınmaz.
Takipsizlik Kararı (KYOK) Hangi Hallerde Verilir?
Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 172/1. maddesi uyarınca savcının takipsizlik kararı verebilmesi için iki temel hukuki gerekçeden birinin varlığı şarttır:
Yeterli Şüphe Oluşturacak Delil Bulunmaması: İddianame düzenlenebilmesi için eylemin şüpheli tarafından işlendiğine dair %51 ve üzeri ihtimal (yeterli şüphe) barındıran delillere ulaşılması gerekir (CMK m. 170/2). Savcı, topladığı deliller ışığında suçun işlendiğine dair yeterli şüpheye ulaşamazsa takipsizlik kararı vermek zorundadır. Bu hüküm masumiyet karinesi ve onun uzantısı olan şüpheden sanık yararlanır ilkesinin soruşturma aşamasındaki yansımasıdır.
Kovuşturma Olanağının Bulunmaması: Ortada yeterli delil olsa dahi, hukuki bir engel nedeniyle dava açılamadığı durumlardır. Başlıca örnekleri;
- Dava zamanaşımı süresinin dolması,
- Şikâyete tabi suçlarda şikâyetten vazgeçilmesi
- Şüphelinin ölümü,
- Genel af ilanı,
- Yaş küçüklüğü veya diplomatik dokunulmazlık bulunması.
KYOK-SYOK FARKI:
Uygulamada vatandaşlar ve basında sıkça birbirine karıştırılan Konuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar KYOK (CMK 172) ile Soruşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar SYOK (CMK 158/6), masumiyet karinesi ve lekelenme hakkı bakımından birbirinden tamamen farklı sonuçlar doğurur:
- Soruşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar ( SYOK) Soruşturma hiç başlatılmadan verilir.
- Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar ( KYOK ) Soruşturma yürütülüp deliller toplandıktan sonra verilir.
- SYOK kararının verilme gerekçesi kişi aleyhinde yapılan ihbarın soyut/genel olması veya fiilin açıkça suç olmamasıdır.
- KYOK kararının verilme gerekçesi ise yeterli delil bulunamaması veya hukuki engel olması.
- SYOK kararında kişinin adı UYAP'ta şüpheli olarak yer almaz (Lekelenmeme Hakkı)
- KYOK kararında ise kişi dosyanın tarafıdır, dosya takipsizlikle kapanmış olsa bile sistemde şüpheli olarak tanımlı kalır.
Takipsizlik (KYOK) Kararına İtiraz
Savcılık tarafından verilen takipsizlik kararı kesin bir karar değildir. Suçtan zarar gören (müşteki/katılan), hak arama hürriyeti kapsamında bu karara itiraz edebilir.
İtiraz Süresi: Kararın tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde itiraz edilmelidir.
Yetkili Mercii: İtiraz dilekçesi, kararı veren Cumhuriyet savcılığının yargı çevresindeki Sulh Ceza Hâkimliğine verilir.
İtirazın Sonucu: Sulh Ceza Hâkimi itirazı haklı bulursa takipsizlik kararını kaldırır; savcı iddianame düzenlemek ve kamu davası açmak zorundadır. Hâkim itirazı reddederse takipsizlik kararı kesinleşir.
Takipsizlik Kararına İtiraz ve Savcılığın Delil Toplama Yükümlülüğü
Kovuşturmaya yer olmadığı kararına karşı yapılan itirazlarda yalnızca mevcut delillerin yeniden yorumlanması her zaman yeterli olmayabilir.
Bazı dosyalarda asıl sorun, delillerin yanlış değerlendirilmesinden değil, hiç toplanmamış olmasından kaynaklanır.
Örneğin bir işyerinde gerçekleştiği iddia edilen suç bakımından kamera kayıtlarının bulunduğu biliniyor ancak bu kayıtlar araştırılmadan KYOK verilmişse, itiraz dilekçesinde yalnızca “kamera kaydı vardır” demek yerine;
Kameranın bulunduğu yer,
Görüntünün hangi zaman aralığına ilişkin olduğu,
Görüntünün hangi vakıayı ispatlayabileceği,
Görüntünün neden soruşturma açısından önemli olduğu,
Görüntünün temin edilmesi için hangi araştırmanın yapılması gerektiği açıklanmalıdır.
Bu yaklaşım, KYOK itirazının somut delil ve araştırma eksiklikleri üzerinden kurulmasını sağlar. Nitekim 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 160. maddesinde açıkça:
Bir suçun işlendiğini öğrenen Cumhuriyet savcısının görevi
Madde 160 – (1) Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar.
(2) Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.'' düzenlemesi yer almaktadır. İlgili hüküm Savcılığa, soruşturmaya konu tüm delilleri toplama ödevi yüklemektedir. Bu needenle soruşturmanın amacı yalnızca şüpheli aleyhine delil toplamak değildir. Cumhuriyet savcısının soruşturma sırasında olayın aydınlatılması bakımından gerekli araştırmayı yapması ve elde edilen delilleri bütün yönleriyle değerlendirmesi gerekir.
Bu bakımdan KYOK kararının hukuka uygunluğunu değerlendirirken yalnızca sonuç kısmına değil, soruşturmanın nasıl yürütüldüğüne de bakılması gerekir.
Kesinleşen Takipsizlik Kararı Sonrası Yeniden Dava Açılabilir mi?
Takipsizlik kararı itiraz edilmeyerek veya itirazın reddedilmesiyle kesinleştikten sonra, aynı fiil ve aynı şüpheli hakkında doğrudan yeni bir soruşturma başlatılamaz.
Ancak CMK m. 172/2 uyarınca; kararın kesinleşmesinden sonra dosyaya "yeni delil" (daha önce değerlendirilmemiş, olayın seyrini değiştirebilecek nitelikte bir delil) sunulursa süreç yeniden canlanabilir. Yeni delil bulunduğunda dahi savcı kendi inisiyatifiyle hemen dava açamaz; öncelikle Sulh Ceza Hâkimliğinden yeni bir soruşturma yapılabilmesi için onay (karar) almak zorundadır.
Takipsizlik Kararı Alan Şüphelinin Tazminat Hakkı
8. Yargı Paketi Güncellemesi
Hakkında takipsizlik kararı (KYOK) verilen kişi, bu soruşturma sürecinde haksız yere gözaltına alınmış, tutuklanmış veya mallarına el konulmuşsa, devletten maddi ve manevi tazminat talep etme hakkına sahiptir (CMK m. 141).
7499 sayılı Kanun (8. Yargı Paketi) ile yapılan değişiklik uyarınca; 1 Haziran 2024 tarihinden itibaren kesinleşen takipsizlik kararlarına dayalı haksız koruma tedbiri tazminatları için doğrudan Ağır Ceza Mahkemesi'ne dava açılamaz. Kararın tebliğinden itibaren 3 ay ve her halükarda karar tarihinden itibaren 1 yıl içinde Adalet Bakanlığı İnsan Hakları Tazminat Komisyonu'na başvurulması zorunludur.
Takipsizlik kararına itiraz dilekçesinin hazırlanması veya KYOK sonrası haksız tutuklama nedeniyle tazminat süreçlerinin başlatılması için uzman bir ceza avukatından destek almanız hak kayıplarını önleyecektir.
Takipsizlik Kararı Verildikten Sonra Dosya Tamamen Kapanır mı?
Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi, soruşturma dosyasının olağan şekilde sona ermesi anlamına gelir. Ancak KYOK kararının her koşulda ve kesin olarak bir daha hiçbir işlem yapılamaz şeklinde anlaşılması doğru değildir.
CMK m.172/2 uyarınca KYOK kararından sonra aynı fiil nedeniyle kamu davası açılabilmesi için kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak yeni delilin elde edilmesi ve ayrıca bu hususta sulh ceza hâkimliğince karar verilmesi gerekir.
Dolayısıyla KYOK kararı, şüpheli bakımından önemli bir hukuki güvence sağlamakla birlikte, kanunda öngörülen istisnai yeniden soruşturma mekanizmasının tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmez.
Yeni Delil Nedir?
Uygulamada en fazla tartışma yaratan konulardan biri yeni delil kavramıdır.
Her yeni sunulan belge veya bilgi otomatik olarak yeni delil kabul edilmez. Özellikle daha önce soruşturma dosyasında bulunan, savcılık tarafından değerlendirilen veya soruşturma sırasında ulaşılması mümkün olan hususların sonradan tekrar ileri sürülmesi, tek başına CMK m.172/2 anlamında yeni delil niteliği taşımayabilir.
Yeni delilin;
- Önceki soruşturmada değerlendirilmemiş olması,
- Kamu davası açılması bakımından önem taşıması,
- Önceki KYOK gerekçesini değiştirebilecek nitelikte olması,
- Yeterli şüpheyi desteklemesi gibi özellikler taşıması önemlidir.
Bu nedenle KYOK sonrasında ortaya çıktığı ileri sürülen her belgenin hukuki niteliğinin ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
Takipsizlik Kararına İtiraz Dilekçesinde Nelere Dikkat Edilmelidir?
KYOK kararına karşı yapılacak itiraz, şikayete/ihbara konu olay bakımından son çare olduğundan profesyonelce yürütülmesi önem arz etmektedir. Nitekim itiraz neticesinde verilecek karar kesin ve başkaca bir itiraz söz konusu olmayacaktır.
CMK m.173/2 uyarınca itiraz dilekçesinde kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve delillerin belirtilmesi gerekir.
Bu nedenle etkili bir KYOK itirazında öncelikle soruşturmanın hangi noktada eksik kaldığı tespit edilmelidir.
Örneğin;
- Tanıkların hiç dinlenmemiş olması,
- Kamera kayıtlarının araştırılmamış olması,
- Telefon veya dijital kayıtların incelenmemesi,
- Bilirkişi incelemesi yapılmaması,
- Banka kayıtlarının getirtilmemesi,
- Mesajlaşma kayıtlarının değerlendirilmemesi,
- Kamera görüntülerinin zamanında muhafaza altına alınmaması,
- Şüpheli veya müşteki beyanları arasındaki çelişkilerin araştırılmaması,
- Taraflar arasındaki HTS kayıtlarının alınmaması,
- Olayın oluş şeklinin yeterince araştırılmaması gibi eksiklikler somut şekilde ortaya konulmalıdır.
Takipsizlik kararına itiraz hazırlanırken de soruşturma dosyasındaki delillerin tek tek incelenmesi ve hangi delilin neden kamu davası açılması bakımından önem taşıdığının açıklanması önemlidir.
Takipsizlik Kararına İtiraz Dilekçesi Örneği
Cumhuriyet savcısı tarafından verilen Takipsizlik, Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar (KYOK), suçtan zarar gören kişi tarafından kanunda öngörülen süre içerisinde sulh ceza hâkimliğine taşınabilir.
CMK m.173 uyarınca suçtan zarar gören kişi, KYOK kararının kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde itiraz hakkını kullanabilir. İtiraz, kararı veren Cumhuriyet savcısının görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine yapılır.
İtiraz dilekçesinde yalnızca kamu davasının açılmasını gerektirebilecek somut olaylar ve deliller açıkça ortaya konulmalıdır.
Aşağıdaki örnek, somut dosyanın özelliklerine göre uyarlanabilecek yalnızca bilgi mahiyetinde genel bir Takipsizliğe itiraz dilekçesi örneğidir. İtirazınızın başarılı bir şekilde gerçekleştirilmesi için sürecin profesyonelce yürütülmesi önem arz eder.

TAKİPSİZLİK KARARINA İTİRAZ DİLEKÇESİ:
NÖBETÇİ SULH CEZA HÂKİMLİĞİNE,
İTİRAZ EDEN / SUÇTAN ZARAR GÖREN: Ad Soyad T.C. Kimlik No Adres
ŞÜPHELİ: Ad Soyad Adres
SORUŞTURMA NO: … Cumhuriyet Başsavcılığı … Soruşturma No
KARAR NO: … Cumhuriyet Başsavcılığı … Karar No
KONU: … Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından verilen … tarihli Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar'a (KYOK) karşı CMK m.173 uyarınca itirazlarımızın sunulması ve soruşturmanın genişletilerek kamu davası açılmasının sağlanması talebidir.
AÇIKLAMALAR
Şüpheli .... hakkında … suçundan yapılan şikâyet üzerine … Cumhuriyet Başsavcılığı'nın …/… Soruşturma sayılı dosyası üzerinden soruşturma yürütülmüştür.
Soruşturma sonucunda Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından …/…/.... tarihli ve … sayılı Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar verilmiştir.
Anılan karar tarafıma …/…/.... tarihinde tebliğ edilmiş olup, işbu itiraz yasal süresi içerisinde sunulmaktadır.
Takipsizlik kararı eksik soruşturmaya ve delillerin yeterince değerlendirilmemesine dayanmaktadır.
Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından verilen kararda, kamu davası açılması için yeterli şüphe bulunmadığı belirtilmiş ise de soruşturma kapsamında olayın aydınlatılması bakımından gerekli bütün delillerin toplanmadığı kanaatindeyiz.
Özellikle;
- … isimli tanığın beyanı alınmamıştır.
- Olay yerindeki kamera kayıtları araştırılmamıştır.
- Taraflar arasındaki WhatsApp/mesajlaşma kayıtları değerlendirilmemiştir.
- Banka hesap hareketleri incelenmemiştir.
- … kurumundan ilgili belgeler getirtilmemiştir.
- Şüphelinin beyanındaki çelişkiler araştırılmamıştır.
- HTS kayıtları alınmamıştır.
- Mevcut deliller bir bütün halinde değerlendirilmemiştir.
Bu nedenle soruşturmanın mevcut haliyle sonuçlandırılması, maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasını engellemiştir.
Mevcut deliller birlikte değerlendirildiğinde kamu davası açılması bakımından yeterli şüphe bulunmaktadır.
Ceza muhakemesinde soruşturma evresinin amacı, suç işlendiği yönünde yeterli şüphe bulunup bulunmadığının belirlenmesi ve kamu davası açılması için gerekli koşulların değerlendirilmesidir.
Somut olayda;
[Buraya dosyanızdaki en önemli delil yazılmalıdır.]
Örneğin şüphelinin olay tarihindeki konumunu gösteren kamera kayıtları, müşteki beyanları, tanık anlatımları, banka kayıtları, yazışmalar veya diğer maddi deliller birlikte değerlendirildiğinde, olayın yalnızca soyut bir iddiadan ibaret olmadığı açıkça görülmektedir.
Bu delillerin tamamı değerlendirilmeden verilen KYOK kararının yeniden incelenmesi gerekmektedir.
Soruşturmanın genişletilmesi gerekmektedir.
CMK m.173 kapsamında yapılacak incelemede, soruşturmanın genişletilmesini gerektiren hususların bulunması halinde gerekli araştırmaların yapılması mümkündür.
Somut olay bakımından özellikle;
- … isimli tanığın dinlenmesini,
- … tarihli kamera kayıtlarının getirtilmesini,
- Şüpheli ile müvekkil arasındaki iletişim kayıtlarının hukuka uygun şekilde incelenmesini,
- … kurumundan gerekli belgelerin celbini,
- Gerekirse bilirkişi incelemesi yaptırılmasını,
- Şüphelinin çelişkili beyanlarının yeniden değerlendirilmesini, talep etmekteyiz.
Bu araştırmalar yapılmadan soruşturmanın tamamlandığının kabul edilmesi mümkün değildir.
KYOK kararının kaldırılması gerekmektedir.
CMK m.172 uyarınca Cumhuriyet savcısı, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması halinde KYOK kararı verebilir.
Ancak somut olayda mevcut deliller ve henüz toplanmamış olan deliller birlikte değerlendirildiğinde, soruşturmanın eksik bırakıldığı ve kamu davası açılması bakımından değerlendirilmesi gereken hususların bulunduğu açıktır.
Bu nedenle … Cumhuriyet Başsavcılığı'nın … tarihli KYOK kararının kaldırılması ve soruşturmanın gerekli araştırmalar yapılarak tamamlanması gerekmektedir.
HUKUKİ NEDENLER
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.160, 170, 172, 173 ve ilgili diğer mevzuat hükümleri.
DELİLLER
Soruşturma dosyası, müşteki beyanları, şüpheli beyanları, tanık anlatımları, kamera kayıtları, WhatsApp ve diğer hukuka uygun elektronik kayıtlar, banka kayıtları, bilirkişi incelemesi, uzman görüşü, yazılı belgeler ve her türlü hukuka uygun delil.
SONUÇ VE İSTEM
Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle;
- … Cumhuriyet Başsavcılığı'nın …/…/2026 tarihli ve … soruşturma sayılı Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Kararının kaldırılmasına,
- Soruşturmanın eksik kalan yönlerinin tamamlanması amacıyla soruşturmanın genişletilmesine,
- Yukarıda belirtilen tanıkların dinlenmesine ve delillerin toplanmasına,
- Mevcut delillerin birlikte değerlendirilerek kamu davası açılması için gerekli şartların oluştuğunun kabulüne,
- Sonuç olarak itirazımızın kabulüne ve Cumhuriyet Başsavcılığınca kamu davası açılması için gerekli işlemlerin yapılmasına, karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederiz. Tarih
İtiraz Eden / Suçtan Zarar Gören
Ad Soyad
İmza
Takipsizlik Kararı ile Beraat Kararı Aynı Şey midir?
Bu ayrım özellikle vatandaşlar tarafından sıklıkla karıştırılmaktadır.
Takipsizlik kararı, soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısı tarafından verilen bir karardır. Henüz kamu davası açılmamış ve kişi hakkında mahkeme tarafından suçluluk veya suçsuzluk yönünde bir hüküm kurulmamıştır.
Beraat kararı ise ilgili savcılık tarafından suçun oluştuğu yönünde yeterli şüphe seviyesine ulaşılarak iddianame düzenlenip kamu davası açıldıktan ve kovuşturma gerçekleştirildikten sonra ceza mahkemesi tarafından verilen bir hükümdür. Ayrıca karar neticesinde başvurulacak hukuki yollar da farklılık arz etmektedir.
Takipsizlik kararına karşı itiraz yoluna başvurulabilirken beraat kararına karşı istinaf, temyiz kanun yolları söz konusu olmaktadır.
Takipsizlik Kararı Şüpheli Açısından Ne Anlama Gelir?
Hakkında KYOK verilen kişi bakımından en önemli sonuç, soruşturmanın kamu davasına dönüşmemesidir. Ancak burada önemli bir hukuki ayrıntı bulunmaktadır.
KYOK kararı “mahkeme tarafından suçsuz bulundu” anlamına gelmez. Çünkü ortada henüz bir ceza mahkemesi yargılaması bulunmamaktadır.
Bununla birlikte kişinin hakkında kamu davası açılmasını gerektirecek yeterli şüpheye ulaşılamaması veya kovuşturma olanağının bulunmaması nedeniyle soruşturmanın sonlandırılması, kişinin hukuki durumunu önemli ölçüde korur.
Özellikle iş, memuriyet, ticari faaliyet ve kişisel itibar bakımından soruşturmanın nasıl sonuçlandığı önem taşıyabilir.
Takipsizlik Kararı Masumiyet Karinesi Açısından Neden Önemlidir?
Masumiyet karinesi yalnızca mahkeme salonunda uygulanan bir ilke değildir.
Anayasa Mahkemesi, kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı bulunmaksızın kişinin kamu makamları tarafından suçlu olarak nitelendirilmemesi gerektiğini yerleşik içtihatlarında defalarca vurgulamaktadır.
Bu nedenle takipsizlik kararı ile sonuçlanan bir soruşturmanın ardından kişinin başka bir makam tarafından “bu kişi suçu işlemiştir” şeklinde kesin bir dille nitelendirilmesi, somut olayın özelliklerine göre masumiyet karinesi bakımından sorun oluşturabilir.
Ancak burada önemli bir nüans vardır: KYOK yani takipsizlik kararı, hiçbir idari veya disiplin işleminin yapılamayacağı anlamına gelmez.
AYM'nin bir başka yaklaşımına göre ceza soruşturmasının takipsizlik kararı, beraat veya başka bir mahkûmiyet dışı kararla sonuçlanması, tek başına başka bir hukuki sorumluluk veya disiplin sürecinin yürütülmesine mutlak engel değildir. Ancak sonraki makamların gerekçelerinde kişiyi kesin biçimde suçlu ilan eden ifadeler kullanması masumiyet karinesini gündeme getirebilir.
Bu nedenle takipsizlik kararı ve masumiyet karinesi arasındaki ilişki, her dosyada ayrıca değerlendirilmelidir.
Takipsizlik Kararı Sonrası Disiplin Soruşturması Açılabilir mi?
Bu konu özellikle kamu görevlileri bakımından önemlidir.
Hakkında ceza soruşturması yürütülen bir kamu görevlisi hakkında aynı olay nedeniyle ayrıca disiplin soruşturması yürütülmesi kural olarak mümkündür.
AYM de ceza soruşturması ile disiplin soruşturmasının birbirinden tamamen bağımsız olabileceğini kabul etmektedir. Ceza soruşturmasının takipsizlik kararı ile sonuçlanması, tek başına disiplin yaptırımı uygulanmasını otomatik olarak engellemez.
Ancak disiplin makamının kararlarında;
“Ceza soruşturmasında takipsizlik kararı verilmesine rağmen kişinin suçu işlediği sabittir.” gibi hukuken hiçbir mantık taşımayan, ceza yargılamasının sonucuyla bağdaşmayan ve kişiyi kesin olarak suçlu ilan eden değerlendirmeler yapılması, masumiyet karinesi bakımından ayrıca incelenebilir.
Bu nedenle KYOK sonrası disiplin soruşturması ayrı bir hukuki değerlendirme gerektirir.
Takipsizlik Kararı Adli Sicil Kaydına İşlenir mi?
Takipsizlik kararı, bir mahkûmiyet hükmü değildir.
Bu nedenle takipsizlik kararının adli sicil kaydına işlenmesi söz konusu değildir.
Adli sicil sistemi esas olarak kesinleşmiş mahkûmiyet hükümleri bakımından işlev görür. Takipsizlik kararı ise soruşturmanın kamu davasına dönüşmeden sona erdirilmesidir.
Bununla birlikte UYAP soruşturma kayıtları, adli sicil ve arşiv araştırması kavramlarının birbirinden farklı olduğu unutulmamalıdır.
Bu nedenle vatandaşların “Sabıka kaydım temiz, hiçbir soruşturma kaydım olamaz.” şeklindeki yaklaşımı her durumda doğru değildir.
Takipsizlik Kararı E-Devlet'te Görünür mü?
Soruşturmanın gizliliği ilkesi gereği soruşturma dosyaları E-devlet vatandaş portal üzerinden görünmemektedir. Ancak avukatınız aracılığıyla avukat portaldan veya ilgili adliyeden soruşturmanızın gidişatını, dosyaya kazandırılan tüm delilleri ve takipsizlik kararını görebilmeniz mümkündür.
Takipsizlik Kararının Gerekçesi Neden Önemlidir?
Bir KYOK kararının yalnızca “yeterli delil elde edilemediği” şeklindeki soyut ifadelerden oluşması, her somut olay bakımından yeterli olmayabilir.
Özellikle müşteki tarafından çok sayıda delil sunulmuşsa, savcılık makamının bu delilleri neden kamu davası açılması bakımından yeterli görmediğinin anlaşılabilir şekilde ortaya konulması önem taşır.
Bu nedenle KYOK kararının gerekçesi, itiraz stratejisinin belirlenmesinde kritik bir öneme sahiptir.
Bir avukat tarafından dosya incelenirken şu soruların cevapları aranmalıdır:
Hangi deliller toplanmış?
Hangi deliller toplanmamış?
Toplanan deliller nasıl değerlendirilmiş?
Tanıkların beyanları arasında çelişki var mı?
Kamera veya dijital kayıtlar araştırılmış mı?
Bilirkişi incelemesi gerekli miydi?
Hts kayıtları araştırılmış mı
Savcılık hangi gerekçeyle yeterli şüphe bulunmadığı sonucuna ulaşmış?
İtiraz halinde hangi somut olay ve deliller ileri sürülebilir?
Bu soruların tamamı KYOK itiraz dilekçesinin hukuki omurgasını oluşturabilir.
Takipsizlik Kararı Alan Kişi Ne Yapmalı?
Hakkında KYOK verilen şüpheli bakımından öncelikle kararın içeriğinin ve soruşturmanın kapsamının incelenmesi gerekir.
Şüpheli açısından;
- KYOK kararının gerekçesi incelenmeli,
- Kararın hangi suç veya suçlar bakımından verildiği belirlenmeli,
- Aynı olayla bağlantılı başka soruşturma bulunup bulunmadığı kontrol edilmeli,
- Ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar mı yoksa kovuşturmaya yer olmadığına dair karar mı dikkat edilmeli,
- Varsa devam eden idari veya disiplin süreçleri değerlendirilmelidir.
Müşteki veya suçtan zarar gören bakımından ise öncelikle KYOK kararının tebliğ tarihi tespit edilmelidir. Çünkü 1 Haziran 2024 ve sonrasında verilen KYOK kararları bakımından CMK m.173 uyarınca itiraz süresi iki haftadır.
Sürenin kaçırılması, itiraz hakkının kullanılmasını ciddi şekilde güçleştirebileceğinden tebligat tarihi özellikle önemlidir.
Kısmi Takipsizlik (Kısmi KYOK) Kararı Nedir?
Uygulamada özellikle çok sanıklı veya çok suçlu dosyalarda (örneğin dolandırıcılık, örgüt, ihaleye fesat karıştırma) soruşturmanın tamamı için tek bir karar verilmesi zorunlu değildir.
Cumhuriyet savcısı, aynı soruşturma dosyası içerisinde yer alan:
- Bazı şüpheliler hakkında iddianame düzenlerken, diğer şüpheliler hakkında KYOK verebilir.
- Aynı şüphelinin işlediği iddia edilen suçlardan bir kısmı için (örneğin hakaret) iddianame düzenlerken, diğer suçu için (örneğin tehdit) KYOK verebilir.
Buna uygulamada Kısmi Takipsizlik denir. Bu durumda, hakkında iddianame düzenlenen kısımlar tefrik edilerek (ayrılarak) ceza mahkemesine gönderilir, KYOK verilen kısımlar ise itiraz edilmemesi halinde soruşturma aşamasında kesinleşerek kapanır.
Şüpheli, Hakkında Verilen KYOK Kararına İtiraz Edebilir mi?
Kişi, hakkında verilen KYOK kararının "delil yetersizliğinden" değil de soruşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi gereken bir halden" veya örneğin zamanaşımından verilmesine tepki göstererek, masumiyetini kesin olarak kanıtlamak amacıyla itiraz etmek isteyebilir.
Ancak Yargıtay ve yerleşik Sulh Ceza Hâkimliği kararlarına göre; KYOK kararı, niteliği itibarıyla şüphelinin lehine olan bir karardır. Ceza muhakemesi hukukunda kanun yollarına başvurabilmek için kişinin o kararın bozulmasında "hukuki yararı" bulunması şarttır. Şüpheli, hakkında dava açılmamasını sağlayan bu karara itiraz etmekte hukuki yarar sahibi kabul edilmediğinden, şüpheli tarafından yapılan KYOK itirazları mahkemelerce usulden (hukuki yarar yokluğundan) reddedilmektedir.
Alternatif Çözüm Yolları Sonucu Verilen Takipsizlik Kararlarının Niteliği
Bir soruşturmanın takipsizlikle sonuçlanması her zaman delil yetersizliği anlamına gelmez. Bazen şüphelinin suçu işlediğine dair yeterli şüphe (delil) dosyada mevcut olsa bile, kanun koyucunun getirdiği alternatif çözüm yöntemlerinin başarıyla tamamlanması KYOK sonucunu doğurur:
- Uzlaştırma Sonrası KYOK (CMK m. 253): Şikâyete tabi suçlarda veya kanunda sayılan uzlaşmaya tabi suçlarda, tarafların uzlaştırmacı huzurunda anlaşması ve edimin yerine getirilmesi halinde savcı takipsizlik kararı verir.
- Ön Ödeme Sonrası KYOK (TCK m. 75): Sadece adli para cezasını gerektiren veya üst sınırı 6 ayı aşmayan hapis cezası öngörülen suçlarda, savcılığın belirlediği ceza miktarının şüpheli tarafından Hazineye ödenmesi halinde kamu davası açılmaz ve KYOK verilir.
- KDAE (Kamu Davasının Açılmasının Ertelenmesi) Süreci: CMK m. 171 kapsamında savcı, 5 yıl boyunca dava açılmasını erteleyebilir. Bu denetim süresi kasıtlı yeni bir suç işlenmeden geçirilirse, sürecin sonunda yine Takipsizlik (KYOK) kararı verilir.
Bu hallerde verilen takipsizlik kararları, delil yokluğuna değil, kanuni şartların yerine getirilmesine (edimin ifası, ödeme yapılması) dayandığı için klasik KYOK kararlarından ayrılır.
Sıkça Sorulan Sorular
Takipsizlik kararı sicile işler mi?
Hayır. KYOK bir mahkûmiyet hükmü olmadığından standart adli sicil kaydına mahkûmiyet olarak işlenmez.
Takipsizlik kararına kaç gün içinde itiraz edilir?
1 Haziran 2024 ve sonrasında verilen KYOK kararları bakımından itiraz süresi, kararın tebliğinden itibaren iki haftadır.
KYOK kararına kim itiraz edebilir?
CMK m.173 uyarınca suçtan zarar gören, KYOK kararına karşı itiraz edebilir.
KYOK kararına nereye itiraz edilir?
İtiraz, kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine yapılır.
Takipsizlik kararından sonra dava açılabilir mi?
Kural olarak aynı fiil bakımından KYOK sonrasında kamu davası açılamaz. Ancak kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak yeni delilin elde edilmesi ve kanunda öngörülen sulh ceza hâkimliği kararının bulunması halinde yeniden süreç işletilebilir.
KYOK ile beraat aynı şey midir?
Hayır. KYOK soruşturma aşamasında savcılık tarafından, beraat ise kovuşturma sonunda ceza mahkemesi tarafından verilen farklı hukuki kararlardır.
KYOK sonrası disiplin cezası verilebilir mi?
Ceza soruşturmasının KYOK ile sonuçlanması, tek başına disiplin soruşturması yürütülmesini veya başka bir hukuki sorumluluğa gidilmesini otomatik olarak engellemez. Ancak disiplin makamının gerekçesinde kişiyi kesin olarak suçlu ilan eden ifadelerin kullanılması masumiyet karinesi açısından ayrıca değerlendirilmelidir.
KYOK kararı kesin midir?
KYOK önemli bir hukuki sonuç doğurur; ancak mutlak ve hiçbir koşulda değiştirilemez bir karar değildir. Özellikle CMK m.172/2'de düzenlenen yeni delil mekanizması önem taşır.
Sonuç: Takipsizlik Kararı Bir Dosyanın Sonu, Bazen Yeni Bir Hukuki Sürecin Başlangıcıdır
Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar (KYOK), ceza soruşturmasının kamu davasına dönüşmeden sona ermesini sağlayan önemli bir ceza muhakemesi kurumudur.
Ancak KYOK kararının hukuki sonuçları yalnızca “dava açılmadı” cümlesiyle açıklanamayacak kadar kapsamlıdır. Kararın gerekçesi, soruşturmanın etkin yürütülüp yürütülmediği, toplanmayan deliller, itiraz süresi, yeni delil ortaya çıkması, masumiyet karinesi ve soruşturmanın başka hukuki süreçlere etkisi birlikte değerlendirilmelidir.
Özellikle takipsizlik kararına itiraz, KYOK itiraz süresi, KYOK sonrası yeni delil, KYOK ve adli sicil, KYOK sonrası disiplin soruşturması, KYOK ve masumiyet karinesi gibi konuların her biri somut olay bakımından ayrıca incelenmelidir.
Soruşturmanız hakkında verilen KYOK kararının hukuka uygun olup olmadığını, itiraz süresinin devam edip etmediğini veya soruşturmanın eksik yürütülüp yürütülmediğini değerlendirmek için ceza hukuku alanında çalışan bir avukattan hukuki destek alınması, özellikle süreye bağlı hak kayıplarının önlenmesi bakımından önem taşır.
Ankara'da yürütülen ceza soruşturmaları, takipsizlik kararlarına itiraz, KYOK incelemesi ve ceza soruşturmalarına ilişkin hukuki süreçler hakkında bilgi almak için büromuzla iletişime geçebilirsiniz.
